SINIFÖĞRETMENİM.COM

Sınıf Öğretmenim | Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul, Lise Tüm Dersler © 2020 Güvenli Site




Osmanlıların ilk aşiret devirleri hattâ beylik kurdukları zamanların
tarihi pek karışık olup eldeki malûmatın mühim bir kısmı sonradan yazılmış eserlere dayanmaktadır. îşte biz bu bölümde bazı müdekkiklerimizin son incelemelerinden ve bunlardan başka en eski kaynaklardan alınmak suretiyle tarihî ananelerden faydalanacağız.
Osmanlı Devletini kurmuş olan ailenin, tarihî kayıtlarla etnik
incelemelere ve geleneklere ve mevcut damgalarına göre Oğuzların sağ kolu olan Günhan kolunun Kayı boyundan oldukları tahakkuk etmiştir.

Oğuz boylarının Anadolu'da yerleştikleri mahalleri gösteren ve muhtelif kaynaklardan alınarak Paul Wİttek tarafından neşredilip Bayan Fahriye Arık tarafından türkçeye çevrilen Osmanlı İmparatorluğu'nun doğuşu isimli eserde derli toplu malûmat vardır. Bundan başka mütercim tarafından esere göre Oğuz boyları damgalarının şekillerini gösteren bir kısım ve bazı mü-talealar da ilâve olunmuştur. Oğuz boylarından Yifa'Iara dair Faruk Sümer'in Türkiyat, mecmuasının dokuzuncu cildinde (1951) bir tetkik neşredilmiştir.

Kayıların dokuzuncu milâdî asırdan itibaren Selçukîlerle beraber Ceyhun nehrini geçrek İran'a geldikleri hakkında müverrihler müttefiktir. Bir rivayete göre Ceyhun'u geçen Kayılar Horasan'da Merv ve Mokan tarafına yerleşmişler ve sonra Moğolların tecavüzleri üzerine yerlerini bırakarak Azerbaycan'a,ve Doğu Anadolu'da, Ahlat taraflarına gelmişlerdir. Bu kayıtlara göre Kayı boyu Selçukilerle beraber Horasan'a ve Moğolların tecavüzleri üzerine Celâlüddin Harezmşah ile Azerbaycan'a ve Doğu Anadolu'ya hicret eylemiş oluyorlar. Muhtelif rivayetlerin tetkiklerine nazaran Kayıların Harezm kuvvetleri arasında Doğu Anadolu'ya, geldikleri zannı kuvvetli olup bu da meşhur ananeye uymaktadır. Hâlâ Bilecik vilâyetinin merkezine bağlı Makan adında bir köy vardır. Fakat XI. yüzyıl sonlarından itibaren Diyarbakır, Hasankeyif ve Harput hükümet eden Artukluların Kayı boyundan olduklarına göre bir kısım Kayılarıu çok zaman evvel Doğu Anadolu'ya geldikleri hatırdan çıkmamalıdır.

Anadolu'da Kayı adında bir hayli köy, dere ve mevki isimli yerler vardır. Bu köylerin başlıcaları, Domaniç, Sapanca, Mihaliççik, Denizli, İsparta, Burdur, Afyon Karahisar, Tavşanlı, Emed, iskilip, Daday, Kastamonu, Erzinincan'ın Refahiye vilâyet ve kazalarmdadır. Bunlardan başka daha birhaylı köy ve mevki vardır (Türkiyat Mecmuası c. 2, s. 248 ve Belleten Sayı 45 ve Dahiliye Vekâletinin Köylerimiz isimli neşriyatı).

Birinci Alâüddin Keykubad Kayılardan olan Artuk oğulları'nın Harput şubesine nihayet vererek 1233 senesinde burasını almıştı. Arttıkların Kayı'dan olduklarına dair sikkelerinde damgaları vardır. (Meskükât-ı Türkma-niyye kataloğu-îsmail Galib, s. 25, 26, 28, 34, 55, 65). Sultan Alâüddin belki bunların mensup oldukları Kayılan dağıtarak bir kısmını Karacadağ taraflarına yerleştirmiştir. Bu mütaleamızı bir dereceye kadar teyid edecek bir gelenek de vardır. Üçüncü Giyasüddin Keyhusrev (1264-İ283) Cimri hâdisesinden sonra uca yani Bizans hududuna gelmiş, kendisini karşılayanlar arasında Kayı aşireti beyi Ertuğrul da bulunarak sultana hediyeler takdim etmiş ve oğlu Osman Bey'in küçük oğlunu hükümdarın hizmetine vermişsve Sultan Giyasüddin de bu çocuğa Kâhta taraflarında Ytgnık mıntakasını timar olarak tevcih etmiştir. Bu çocuğun neslinden olan Halil Bayat ve Ahmed Beyler o havalide aşiret beyi bulunurlarken Yıldırım Bayezid Malatya üzerine yürü yüp (801 H./1399 M.) orasıru almış ve bu sırada bu beyler Osmanlı hükümdarının yanına gelerek akraba olduklarını söylemişlerdir (Yazıcızâde Selçuknamesi-Topkapı sarayı Revan köşkü kütüphanesi, numara 1391, varak 258 b). Mamafih bu kayıd her iki tarafın aynı boydan oldukları mânasına da alınabilir. Diğer bir rivayete göre de Pasın ovasında Sürmeliçukur'deoturan Kayı şubesinin, Moğolların Anadolu'ya doğru yürümeleri üzerine batıya hicret etmek istedikleri ve Alâ-üddin Keykubad'ın bunları Karacadağ mıntakasına yerleştirmiş olmasıdır. Bu rivayet doğru ise Kayı şubesinin ya Celâlüddin Hârezmşah arasında yapılan muharebeden sonra (1230) veyahut Alâüddin'in son zamanlarına doğru olan ilk Moğol akınının bu havaliyi vurduğu sırada Rum hududuna yerleştirilmiş olmaları zannolunur. Hayrullah Efendi tarihi Ertuğrul Bey'in batıya gelişim 628 H./1231 M. de göstermektedir ki Moğolların Erzurum'a, ilk girdikleri ve hattâ Sivas'a kadar akın yaptıkları senedir. Şükrüllah'ın Behcet-üt-tevarih isimi farsea tarihi Ertuğrul'un üçyüz kırk kişi (çadır olmalı) ile Karacadağ'a iskân edildiğini beyan ediyor:
(Nur-ı Osmaniye nüshası 3059, s. 307, 308).  Bu hususta Prof. Mükrimin Halil Yinanç'ın İslâm Ansiklopedisin-deki Ertuğrul Gazi maddesine bakın.