SINIFÖĞRETMENİM.COM

Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul, Lise Tüm Dersler © 2017 Üyelik Gerektirmez


TÜKKANA KİM GİDECEK?

KONU: Aile içi geçimsizlik,şiddet,cahillik, Türkçeyi katleden iç ve dış etkenler….

KİŞİLER:

PALABIYIK SÜLO: (Baba.45 yaşlarında.Kaba,bıyıklı ve köylü giyimli….) dinç.

GÜLLÜ: (Anne. 38 yaşında. Köylü giyimli kaba konuşmalı,hamile…) banu

HATÇE NENE: (65 yaşlarında bastonlu  sinirli aksi ihtiyar kulağı hafif duyar….)gülden

FADİLE: (15 yaşında ev kızı basık çekingen bir kız. Köylü giyimli…)beyza

FATMA: (12 yaşında  şehirde okula gidiyor evdekilerden daha modern)esra

ADİLE:  (5 yaşında  çocuk kıyafetli )emine

ADEM:   ( 18 yaşında  havalı,uçarı bir tip….)berkan

BEBEK: (2 yaşlarında oyuncak bebek kullanılacak)

 

 

1.SAHNE

 

 Sahne ev dekoru şeklindedir.Güllü  sahnededir.Sedirin üzerinde oturur. Adile’yi  ve bebeği uyutmakla meşguldür.

 

PALABIYIK SÜLO: (Bağıra bağıra sahneye girer.) Güllü! Güllü deyom gız nirdesin?

GÜLLÜ: Burdayım. Bağırma be yeni uyuttum çocukları daha.Uyancekler şindik.

PALABIYIK SÜLO: Neye bağırmayacamışım.Sen de avrat olda bir kere de ben dimeden dikil garşıma o vakit.

GÜLLÜ: Bağırma deyom len uyanıvercekler..

PALABIYIK SÜLO: Uyansınlar gündüz vakti ne uykusuymuş bu gari. İlla da uyuyacalarsa bi daha uyutursun işin ne ki?

GÜLLÜ: Sabahın köründen berri altı aylık halimle canım çıktı zati bi daha uyutmakle uğraşamıycen.

PALABIYIK SÜLO: Bana bak karı cevap virip durma karşımda çağır şu çocukları da tükkana gidip ciğara alsınlar bana.

 

 Gürültüden korkan Adile uyanır ve sedirden yere düşer Başını çarpar,ağlar.Bebek de ağlamaktadır.

 

GÜLLÜ:(Koşarak çocukların yanına gelir.) Hıh! Uyandırdın işte. Ne oldu yavrım? Kafanı mı vurdin? (Çocuğu bağrına basar kafasını ovalar.) Sus kız ağlama sen de.

PALABIYIK SÜLO: Bu da anasını gibi cadı çıktı. Sus kız ağlama kalk da cigara al gel.Sen de şu öbürüne bak kafa beyin bırakmadınız insan da.

GÜLLÜ: O nası gideceğimiş ? Güççük  o daha .Ahşam vakti. Allah Allah (Adile’yi bırakıp bebeği pışpışlar) Sen niye alıp gelmeyon gelirken .

PALABIYIK SÜLO: Heç girip de o muşmula bakkalın yüzünü çekemeyecektim. Ahşama kadar analı gızlı evde yatıp duruyonuz işiniz ne gidip alsın biri.(Güllü’nün üstüne yürür.)

Hem bağa bak sen bana hesap mı soruyan garı.

GÜLLÜ: (Çocukları bırakıp Sülo’nun karşısına dikilir) Bana bak len Sülo . Ne para veriyin ne eve erzak alıyın.Sonra da  dat dat dat bağırıp duriyin

PALABIYIK SÜLO: Senin dilin fazla uzayırvirmiş bu aralar uzun vakittir  ses etmeyon  asabımı bozma benim.

GÜLLÜ: Neye konuşmayacamışım? Akşama kadar geziyin. Ne eve ekmek getiriyin ne üst baş. (Sesini yükselterek) Gücücük oğlanı da saldın gurbet ellere. O da olmasa açlıktan ölecemişik herhal. Bu çocuklar burada sersefil…

PALABIYIK SÜLO: Hepiciğini oğlan doğuraydın heç böyle derdimiz olmazdı.Allah’tan o bi deneyi doğuriverdin de …. Boy boy kız ? Neydeceğim ben bunları. Ama dur bakem onlar için de iyi düşüncelerim vardır. Ekmek elden su gölden ohhh! Yok öyle

GÜLLÜ: Neymiş o düşüncelerin hele bana da söyle.Bir beşik bile almadın yavrucuklara. Böyle ulu orta yerde kedi eniği gibi büyüyüp gidiyorlar. Sana ne zararı varmış gızlarımın.

PALABIYIK SÜLO: Sen benim cebimde ne kadar para var bilin mi? ( Tesbihini sallar). Beşik alacamışın lefe bak gayri.Ötekileri beşikte büyüdü sanki. Hem alacak olaydım oğlana alırdım.Ona almadıktan sonra boşver gayrısını.

GÜLLÜ: Bene bak len Palabıyık o bıyıklarını sebeh akşam tarayıp burup durceğine git de para kazan. Heç olmazsa karnımdaki bebe beşikte uyusun.

PALABIYIK SÜLO: Hee oldi. Kefen parası biriktiriyim, cigara parası biriktiriyim, tesbih parası biriktiriyim bi de beşşiik düşüneceğidim o kadar işin içinde. (Güllü’ye yaklaşıp  omuz vurarak) Emme bana bak oğlan doğurursan düşünürük.

 

Elinde bastonuyla hafif aksayarak Hatçe Nene  sahneye gelir.

 

HATÇE NENE: Ne bağrışıp duruyınız  gene.Sesigiz sokağın öbür ucundan duyuluyi. Bıyığı burulası Sülo ne parasından bahsediyin?

PALABIYIK SÜLO: Aman aney dutturmuşlar bir beşik sanki biz beşikte büyüdik. Kıvrılıp yatıversinler diyim anlamıyı bu Güllü olcek karı.

HATÇE NENE: Sus boyu devrilesi duymadım sanki geffen parası diyiydin. Demekki ölmemi bekliyiniz.Ama pışık.(Eliyle gözünü işaret ederek) Bah baham ben de hiç gebercek göz var mı?

GÜLLÜ: Aman ana bilmiyinmi oğluni konuşup duruyi öyle.Yok hepini oğlan doğuraymışım

HATÇE NENE:Bana bak gelin sen sus.Bilmiyim sanki hepiniz ölmemi bekliyiniz dört gözle.

 

Fatma oflaya puflaya sahneye gelir.Hatçe Nene sedire oturur.

 

FATMA: Anne baba ne bağırıp duruyorsunuz yine.Ders çalışamıyorum ya.Ne bu gürültü?

HATÇE NENE: Ne olcek aha bu ikisi beni gebertmeyi düşünüyiler.

 

Fatma kardeşlerinin yanına  giderek onları susturmaya çalışır.

 

PALABIYIK SÜLO: Okumuş gızımız da geldi. Ne olcekse okuyip? (Hatçe Nene’ye dönerek) Ana sen de nirden çıkardın? Para yok diyim bu Güllü de beşik deyi tutturiyi.

HATÇE NENE: Heee. Cebimden uydiriyim ben  geffen parası diyiydiniz.

PALABIYIK SÜLO: Ana para yoh diyim.Sen de vardır ne girli çıkısın sen. Versene baga . Tükkana göndereciğin çoçuğu.

HATÇE NENE:(Eliyle kulağını tutarak) Ne diyin anlamıyım

PALABIYIK SÜLO: Geffen parasını duyuyin emme iş para vermeye gelince duymiyin

HATÇE NENE: Hııı ne diyin?

FATMA: Aaa! Yeter ama.Ne zaman bitecek  sizin bu kavgalarınız? Hiç ders çalışamıyorum sizin yüzünüzden.

GÜLLÜ: Aha bu baban ahıllanmadıkça bitmez…Anamdan emdiğin süt burnumdan geldi be yeter gayri.

PALABIYIK SÜLO: Bana bah karı elimin tersiyle bi çarpcem şindi

ADİLE: (Ağlamaya başlayarak) Aba ben açıktım

FATMA: Anne hadi artık bırakın şu kavgayı da yemek yiyelim.Adile acıkmış ben de acıktım. Hem her gün her gün bıkmadınız mı bu kavgadan?

PALABIYIK SÜLO: Hele hele  bah sen. Okumuş ya ahlı sıra ders vircek bize.

ADİLE: Acıktım diyim ben

PALABIYIK SÜLO:Sus kız sen de anası kılıklı.Acıktıysan hazırlayıvercen  yiyeciğik biz de. Boyuma geliyin nirdeyse.Hala bizden mi ekmek bekleyin?

GÜLLÜ: Len sen eyice şaşırdın haa!.. O daha evin güççük gedisi.Aş mı bekliyin  parmak kadar kızdan?

PALABIYIK SÜLO: Güççülsün de cibime girsin.Boyu boyuma ulaşıyır.(İç çekip kafasını kaşıyarak) Düşünüyüm  düşünüyüm onun için de bişiyler düşünüyüm.Bakacığık çaresine. He deyiverin tükkana kim gidcek?

GÜLLÜ:Tükkanın da batsın cigaran da batsın sen de bat emi?

 

Sahneye oflaya puflaya Fadile gelir.

 

FADİLE: Ana ana bu yemek olmiyi.

GÜLLÜ:  Nası olmayımiş gız?

PALABIYIK SÜLO: Peh hepinizin kalıbına şimdi? Hem tükkana giden yoh hem de yimek yoh.

GÜLLÜ:  Nası olmayımış gız eşşeh sıpası? Yüz kere anlatıvermedim mi ben sağa?

FADİLE: Olmayı ana.

PALABIYIK SÜLO: (Güllü’nün üstüne yürür) Sen bağa eşşeh mi diyon len karı?

GÜLLÜ:  He diyom nolucek?

 

Hatçe Nene yerinden doğrulur.Bastonuna dayanarak diğerlerinin yanına gelir.

 

HATÇE NENE: Kavganızdan doyduk zati.Yimek yimesek de olur.

FADİLE: Nene ben uğraştım ama olmiyi.Yimeh kitabındaki resimlere baktım ordakilerin hepsini atıvirdim  kazanın içine. Olmıyı.

FATMA: (Oturduğu yerden) Resme bakılıp yemek mi yapılırmış? Cağırsaydın ben okurdum sana.

FADİLE: Napayım senin gibi okula gönderivirmediler beni?

FATMA: Okumadıysan 15 yaşına kadar öğrenemedin mi yemek yapmayı?

FADİLE: Her işe ben bakıyım zati.Sen okudun da noldu?

HATÇE NENE:Peh hepiğizin kalıbına. Sen sabır ver yarabbim. Sen gefen parasına devam et nankör oğlan. Az kaldı bu bağrışınız çığrışınız öldürcek beni.( Yakasını silkip kapıya doğru yönelip yavaş yavaş çıkar.)

PALABIYIK SÜLO: Ana tükkana sen mi gideceğin yoksa?

GÜLLÜ:  Şimdi doğuruvercem sıkıntıdan onu gönderirsin tükkana.

PALABIYIK SÜLO: Oğlan doğurursan gider be karı. Eee kim gidiyi tükkana?

FADİLE: O işi de benim sırtıma sarmayın gebercen artık iş yapmahtan.

FATMA:  Sen gitcen tabi madem okumayıp evde oturuyorsun

ADİLE: ( Babasının yanına gelip kolunu çekiştirerek) Buba şeker alırsan ben giderim.

PALABIYIK SÜLO: Anası kılıklı bah nası biliyo işini. Ne şekeri gız para biriktiyim diyim duymayın mi?

GÜLLÜ:  O güççük diyim.

PALABIYIK SÜLO: Tükkana kim gidecek diyim?

GÜLLÜ:  Boyun devrilsin bıyığın burulsun diyim.

PALABIYIK SÜLO: Elimin tersiyle bi çarpıcem diyim.

FATMA:   Eee yeter artık diyorum.  (Elini beline koyup anne-babasının suratına bakarak) Öğretmenimizin anlattığı aile içi geçimsizlik bu olsa gerek.

PALABIYIK SÜLO: O senin örtmenin de çok biliyi haa! Bu gızı okula göndericiğin diye dutturuşundan belliydi. Okuyunca ne olcekse? Ben biliyim size yapceğimi emme.Şu ağabeyniz bi gelsin bakcez bakcez.

FATMA:   Evet çok biliyor öğretmenim. Bize de her gün bir sürü şey öğretiyor. Hem daha çok okumamız için de bizi şehre de göndercekmiş.

PALABIYIK SÜLO: Nireye göndereceğimiş nireye? ( Bağırarak ) Dellendirmeyin beni. Yıkılın gözüm görmesin hepinizi. Ben sizi nireye gönderceğimi çoh iyi biliyom.

 

Ayakkabısını çıkarıp dövmek için üzerlerine yürür.Kaçışmaya başlarlar. Perde kapanır.

 

                                                   2.SAHNE

 

Sülo içeride tesbihini sallayarak dolaşır.Yavaşça sedire oturur.

 

PALABIYIK SÜLO: Güllüüüü!.. (Biraz bekler)  Güllüüü!...

GÜLLÜ: (Kucağında bebekle gelir.) Güllü kadar başına taş düşeydi. Ne var ne bağırıyon?

PALABIYIK SÜLO: Gızların nirde?

GÜLLÜ:  (Ellerini beline koyarak)  Konuşturcen beni şinci. Sanki bi tek benim gızlarım.

PALABIYIK SÜLO: Oğlan benim gız senin o kaddar.

GÜLLÜ:  Amman senin didiğin gibi olsun da bıyıkların dökülmesin

PALABIYIK SÜLO: Heyt ulan başlama gine. Gızların nirde?

GÜLLÜ:  Fadile tezek topluyi, Fatma okula gitti, Adile anamın yanında, bebek de uyuyi

PALABIYIK SÜLO: Hııı. Tükkana sen gidiyin o vakit.

GÜLLÜ:  Yoh ben gitmiyim. Ben örgü öriyim.

PALABIYIK SÜLO: Eee! Benim cigaramı kim alıvercek?

GÜLLÜ:  Ben onu bilemem.Her şeyi ben düşüniyim zati seni cigaranı da düşünemem.

 

Kapı çalınır.

 

PALABIYIK SÜLO:  Garga gibi tepemde bağırıp durceğine get de şu kapıya bah.

GÜLLÜ:  Kim o? ( Kapıyı  açar; bir çığlık atar) Anam benim yavrım gelmiş; bidenecik oğlum gelmiş. Geç anam geç içeri.

 

İçeri geçerler .

 

GÜLLÜ: (Şaşkın bir biçimde)Oğlum benim ne kadar büyümişsin sen (bir daha sarılır.)

PALABIYIK SÜLO:  ( Yerinden kıpırdamayarak elini uzatır.) Hoş gelmişsen.

ADEM: (Babasının elini sıkarak)  Hey father ! Naber?

PALABIYIK SÜLO:  Aff buyur. Ula güllü ne diyir bu oglan?

GÜLLÜ:  Ne biliyim herif ben de anlamamışam.( Adem’in etrafında gezinip iyice bi süzer.)  Len Palabıyık bana ne bağırıyın? Oglan senindi ya al hayrını gör işte.

PALABIYIK SÜLO: (Yerinden kalkar, şaşkın gözlerle o da oğlunu iyice bir süzer.) Yoh ulan bu benim oglan değil karışmış zahir oralarda.

ADEM: Bu ne hal ama mother? Aile planlaması diye bir şey var herhalde değil mi ama?

GÜLLÜ:  O neyimişki len ?

ADEM: Ailelerin yeteri kadar çocuk sahibi olmasını  sağlayan bir kontrol yöntemi.

GÜLLÜ: ( Utanıp eşarbıyla ağzını kapatır.)  Onu bağa değil bubana anlatacağısın.

PALABIYIK SÜLO: Planlayım da bi türlü tutmuyi sen gittiğinden sonra  dört bacın daha oldi  ikisi öldi emme.  Yohsa  altı  bacın olacağıdı. Bu oglandır  herhal

ADEM:  Ya dad anlattım ya o değil. Bu başka planlama  Ay neyse olan olmuş artık bundan sonra dikkat edin bari. (Evin içinde gezinip orayı burayı incelmeye başlar)

 

Güllü ve Sülo sedirde oturmakta ve şaşkın şaşkın oğullarını incelemektedir.

 

PALABIYIK SÜLO: Vahh! Getti bidenecik oglan.

GÜLLÜ: Hee len bi çeşit olmuş bu oglan.

ADEM: ( Gelip anne-babasının yanına oturur.) Eee! Kardeşlerim nerede? Amerika’dan hediyeler getirdim onlara.

GÜLLÜ: Hepsi işte güçte oglum. Dur seslenem de gelsinler gayri.(Dışarı çıkar.)

PALABIYIK SÜLO: Oglum tam vaktinde geldin vallah.

ADEM:  Nedenki ne oldu?

PALABIYIK SÜLO: Vaktin geldi gayri. Bir avrat bulmuşam sağa.Gelmişken başgöz ederik gayri.

ADEM:  Ay ne diyorsun  dad? Hangi devirde yaşıyoruz artık?

PALABIYIK SÜLO: Oglum at gibi avrat vallahi. Ne iş gösterirsen yapıverir.Ehh biraz pahalıya gelcek emme ben ayarladım.

 

Adile heyecanla içeri girer.Arkasından da Güllü gelir.

 

ADİLE: Hani nerde abim.Abim nerde? (Adem’i görünce duraksar ve korkar.Annesinin  yanına gidip eteğine yapışır)  Ana bu kim? Bu bizim köydeki adamlara hiç benzemiyo. Bize de benzemiyo.

GÜLLÜ: Sus kız insan abisine öyle der mi? (Elinden tutup abisinin yanına götürür.)

PALABIYIK SÜLO: Aha bu sondan bi önceki.Anası kılıklı bacın. Öp kız ağabeynin elini.

ADEM:  Ne el öpmesi  ya ? (Kardeşini öper) Ay ne tatlı şeysin sen öyle.

(Adile kaçıp Güllü’nün arkasına saklanır.)

HATÇE NENE: (Kapıdan seslenerek yavaş yavaş gelir) Hani nirdeymiş benim torunum? Hoş gelmiş sefa gelmiş.

ADEM:  (Ayağa kalkıp sarılmak ister) Ay nineciğim nasılsın?

HATÇE NENE: (Geriye çekilir, bastonunu uzatır.)  Bu ecnebi  kimdir be? Geri dur bakem. Adem nirde?

ADEM:  Edım demek istedin garandmathercım herhalde. 

HATÇE NENE: Ne diyir bu be?  Adem nirde?

PALABIYIK SÜLO: Ana torunun budur işte. Netcen yaban eller bu hale getirmiş

HATÇE NENE: Vah başıma gelenler.

ADEM:  Allah iyiliğini versin ninecim. ( Sarılır öper, geçer yerine oturur. )

HATÇE NENE: (Dizlerini döve döve söylenir ) Sen büyüksün Allah’ım.Kimin ahını aldık acaba? Soyumuz kuruyp gidcek herhal. Bidenecik oğlan da gitmiş elden.Vah ki vah…

 

Herkes içeride oturmakta ve Adem’in hareketlerini incelemektedir.

 

FADİLE: (Yorgun argın gelir.kapının girişinden konuşur.) Ohh maşallah hepiniz tesbih boncuğu gibi dizilmiş oturuyiniz. Canım cıktı be sabahtan beri. Şimdi de yemek dirsiniz.

GÜLLÜ: Gel hele gel yemek felan istemeyik gel.

FADİLE: (Merakla içeri gelir.) Niye ne oldu ki? Anaaa misafir mi var?

PALABIYIK SÜLO: Ne misafiri gız yarım akıllı. Abin geldi  gosgoca Amerikalardan.

FADİLE: Ne abim mi? Hani nirde bu adam  kim?

GÜLLÜ: Tam garşında duruyi abi dimeye bin şahit ister emme.

FADİLE: Hoş gelmişsen abi (Şaşkınca yaına gider)

ADEM:  Ay ne kadar abarttınız canım. O kadar da değişmedim herhalde. Moda böyle. (Kalkıp kardeşini öper.) Senin boyun ne kadar uzamış böyle beni geçmişsin.Hımm seni seni.

PALABIYIK SÜLO: Hee sulak yirde büyüyiler ya.Ekmek elden su gölden hepsi boyumu geçti: Eee vakitleri geldi gayri.

FADİLE: ( Yere bağdaş kurup oturmuştur.) Ne vakti buba?

PALABIYIK SÜLO: Ohumuş bacınız da gelsin diyivercen hepsini.Eee tükkana kim gidcek?

GÜLLÜ: Başladı gene.Oglun geldi ya  gönderirsin gari ne sorup duriyin

PALABIYIK SÜLO: Hee gidersin tükkana değil mi oglum?

ADEM:  Çok yorgunum dadcim. Sipariş verelim de getirsinler.

PALABIYIK SÜLO: Sıpaya iş mi vercez? Benim bildiğim bi sıpa var o da ahırda.Bak ona hiç sormamıştım gider mi acep tükkana?

ADEM:  Ohh!  Aman Tanrım! Sipariş diyorum.Marketi arayıp istediklerini söylüyosun onlar da evine kadar getiriyorlar.

PALABIYIK SÜLO: Gödelek Hacı eve erzak getircek…Güldürme beni yerinden kıpırdayamıyi adam….Tükkanda da zorla veriyi zati sirke surat.

 

Diğerleri gülüşür.

HATÇE NENE: Eee!..Ecnebi oğlan yediğin içtiğin senin olsun.Gezdiğini gördüğünü anlat hele de dinleyek.

ADEM:  Ne olsun be ninecik. Güzel yerler anlatmakla bitmez. Herkesin gezip görmesi lazım.

ADİLE: Bize ne getirdin abi? Şeker getirdin mi? Babam bize bir şey almıyor.

PALABIYIK SÜLO: Sus gızz.Vay anam bak sen şu anası kılıklıya utanmadan babasını şikayet ediyi. Yok yok vakitleri geldi artık buların.

GÜLLÜ: Vakit vakit diyip duruyin. Ne vahtiymiş bu?

PALABIYIK SÜLO: Hele okumuş gızımız da gelsin de.

FADİLE: Hee gelsin geldiği vahit ne oluyise? Abi bunlar beni okula göndermediler. Fatma okula gidiyi, gelince de dersim var diyi başka bi şey dimiyi.

ADEM:  Ay öyle mi şeker? Eee olsun herkes okuycak diye bir şey yok ki.Üzülme canım.

FADİLE: Sen ne diyin abi? Bütün evin işi benim üstümde. Anam yüklüdür diyim, ninem yaşlıdır diyim, Adile güççüktür diyim.Ahşama kadar canım çıkıyı.

PALABIYIK SÜLO: Bi tükkana gidivirmiyin emme.

 

Kapı açılıp kapanır.Fatma elinde kitaplarla  içeri girer.

 

FATMA:  Aaa! Ne oldu böyle? Hepiniz burada oturuyorsunuz.

HATÇE NENE: Ne olacak gız? Gör miyin mi abiniz geldi.

FATMA:  (Yanına gidip öper.) Hoş geldin ağabeycim. Ay ne kadar gözümde büyütmüşüm seni.Ufacık tefecik bir şeymişsin.

ADEM:  Ay naparsın güzelim. Malzeme bu kadar.(Yerlerine otururlar.) Tamam mıyız daha gelcek var mı?

PALABIYIK SÜLO: Yokk oglum.Topu topu bu kadarız.Emme tükkana gidecek kimse yok.

ADEM: İlahi dad. Hediyelerinizi vereyim o zaman.(Yerinden kalkar hediyeleri getirir.)

 

Herkes hediyeleriyle ilgilenmektedir.Bu sırada Adem wolkmanini çıkarır.

 

HATÇE NENE: (Bastonuyla işaret eder.) Bu ne len Adem?

ADEM:  Edım ninecim Edım. Bu da wolkman.

HATÇE NENE: O ne ki len?

ADEM:  Bak böyle kulağına takıyosun ( Kulağına takar) Müzik dinliyorsun.(Müzik gelince dans etmeye başlar.) Gel sana da dinleteyim.

HATÇE NENE: Beni de öyle titredeceğise istemem.

ADEM:  Yokk ninecim (yanına gidip ninesini kulağına takar.) Şimdi de müzik açalım.

HATÇE NENE: (Müzik gelince ) Vay anam (Deyip arkası üstü düşer.)

 

Yine bir gülüşme olur.

 

PALABIYIK SÜLO: Heyt ulan.Kesin artık şu gürültüyü.Hedayelerinize de sonra bakarsınız.

ADEM:  Ne o dad? Hediyen hoşuna gitmedi mi yoksa?

PALABIYIK SÜLO: Yok oglum.Sağolasın  düşünüp getirmişin emme.( Biraz bekler iç çeker.) Önemli diyeceklerim var size.Tam vahtidir hepiğiz burdayken.

GÜLLÜ: Kimse tükkana gitmeycek. Onu mu diycektin?

PALABIYIK SÜLO: (Alaylı bir şekilde)  Hee onu diycektim.Ben tükkana gidecek birini buluvirdim.

GÜLLÜ: Ne diyin len sen?

PALABIYIK SÜLO: Len karı sende fındık içi gaddar akıl yoh haa. Hazır oglan gelmiş.

Hacı Durmuş’un gızının da evlencek vahti gelmiş. Ne duruyik ? Helva yapmayacağık mı?

GÜLLÜ: Sen iyice kafayı yidin haa.Hacı Durmuş’un gızını hangi parayla alverceğimişik?

PALABIYIK SÜLO: Onun da çaresini düşündüm elbet.Üste para bile kalıvercek.

HATÇE NENE: Beni gebertmekten vaz mı geçtin yohsa len hayırsız evlat?Geffen parasını mı vericiğin?

PALABIYIK SÜLO: Yoh be ana? Şimdi deyivercem ben.Hepimiz rahata kavuşcez.

ADEM:  Ay siz ne diyorsunuz yahu? Benim çok cooolll bir darlingim var bi kere. Parayla kız alma da neymiş.Güldürmeyin beni Allahiseniz.

GÜLLÜ: Anladığımız dilden konuş len Adem.(Sülo’ya dönerek) Yohh önce sen deyiver nasıl almayı düşünüyomuşun o kızı.

PALABIYIK SÜLO: Şinci Hacı Durmuş’un gızı eder elli bin gayme.

GÜLLÜ: Bizde de elli bin gayme olmadığına göre sen boş yire kendini darı ambarında görme istersen.

ADEM:  Olsa da ne olcak mother? Benim darlingim var diyorum.

PALABIYIK SÜLO: Boş vir ingi mingi şinci. Bu avrat başka avrat. Gaffasına vur ekmeğini al.Her işe koşar. Tükkana da gider.

ADEM:  Ohh my goot!.. Çıldırmışsınız siz.

PALABIYIK SÜLO: Planla diyip duriyidin.Ben bütün planlamayı yaptım.Eyi dinleyin şincik. Fadile’yi Ormancı Irza’ya veriyim.

FADİLE: Ne diyisin sen buba?

PALABIYIK SÜLO: Sus gız. Yeter beleşten geçindiğiniz, azcık  işe yarayın gayri.

FATMA: Ay baba ne kadar geri fikirlisin. Hem Fadile Ablam  küçük daha.

PALABIYIK SÜLO: Yapma yavv. Seni de Tefeci Memmet’e veriyim. Ohumuşsun ya iyi para ediciğin.

FATMA: O adam çok yaşlı ölürümde evlenmem.Böyle şey mi olur ya? Parayla bizi başkalarına mı vereceksin?

GÜLLÜ: Napalım gızım buranın kuralları böyle.Abinizi evermek için para girek Sizi virmezsek  biz nirden bulacığık parayı?

FADİLE: Ana sende mi?

HATÇE NENE: Virin tabi.Elimiz yüzümüz biraz para görsin. Bu zameneler de çok edepsiz. Bizi bubamız virdi de gık mı didik?

FATMA: Sen çağlar öncesinde yaşamışsın. Bu devirde böyle şey mi kaldı? Ben okuyacağım diyorum.

PALABIYIK SÜLO: Yiter ohuduğun.İliğimiz kurudı gayri.Hepiğizin yiri hazır.

 

Fatma ve Fadile birbirine sarılıp ağlamaya başlar.

 

FATMA: Anne baba nasıl insanlarsınız siz? Abi sen de bir şey söylesene.

ADEM:  Darlingim var diyorum. İstemem ben öyle parayla kız felan.

PALABIYIK SÜLO: Oglan oglan didik umut bagladık. Kaç yıldır ben bunun hesabını yapıyım biliyin mi?  Benim didiğim olcek. Hem senin o ing tükkana gider mi?

GÜLLÜ: Ulan herif az değilsin . Ne ara düşündin sen bunları?

ADİLE: (Ağlayan ablalarına sarılarak) Sen kötü babasın abalarımı ağlatıyısin.

PALABIYIK SÜLO: (Alaylı bir şekilde) Anası kılıklı seni de kahvecinin ogluna viriyim.(Fatma ve Fadile’yi işaret eder.) İkiğizin parasıyla  ağabeynizi everiyim. Anağız oğlan dogurmazsa Adile’nin parasıyla kendme yeni bir avrat alıyım o gaddar.

GÜLLÜ: Sen ne diyisin be? Seni şincik şuracıkta boğuviririm.13 yaşımdan beri sizin için saçımı süpürge ettim hala yaranımıyım.Ne haliniz varsa görün.(Bebeği de alıp çıkar.)

FATMA: Senin gibi baba olmaz olsun. Seni babalıktan reddediyorum.Ben okulumu okuycam

FADİLE:  Baba beni everme okula gönder.

PALABIYIK SÜLO: Anaa şunlara bak hepisinin dili pabuç gibi uzavirdi.Kesin ulan.Ben ne dirsem o olcek.

FATMA: Abla Adile hadi ne duruyoruz? Biz de annemle gidelim. Bu baba müsvettesi de kimi verirse versin o adamlara.(Elele tutuşup sahneden çıkarlar.)

ADEM:  Nine kalıyor musun? Be de gidiyorum.Dönüşümü muhteşem olacaktı.Bu adam hepsini yıktı.

HATÇE NENE: Geliyim len ecnebi torun.Beni de gebertmeyi düşüniyidi zati bu.Gidek de ne hali varsa görsin.

PALABIYIK SÜLO: HepiniZ gidiyiniz. Eee iyi de  TÜKKANA KİM GİDECEK?

 

Perde kapanır, oyun biter.


Benzer İçerikler:

Çocuk Oyunları

Reklam
Şu anda 829 ziyaretçi ve 1 üye çevrimiçi
Reklam