SINIFÖĞRETMENİM.COM

Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul, Lise Tüm Dersler © 2017 Üyelik Gerektirmez


CUMA BEY VE PERİL HANIM (8 Mart Dünya Kadınlar Günü İçin Kısa Oyun)

Yazan: Erdoğan KÜÇÜKÇELİK

(Vakit Sabah. Peril Hanım keyifle türkü söylemektedir. Cuma Bey Pijamalarıyla esneyerek çıkar. Uykuludur)

CUMA BEY:                       Piril! Piril! Sana diyorum. Neredesin?

PERİL HANIM:                  Cehennemin dibinde!

CUMA:                                 Havalar soğuk bu aralar. Kal orada istersen.

PERİL H:                             Sen ne konuşuyorsun yahu?

CUMA:                                Sabahın köründe ne çığırıyorsun? Hem benim kahvaltım nerede? Acımdan öldüm. Hadi, hadi gel de sofrayı kur.  Sonra ayaklarımı yıka, televizyonu aç hadiii!

PERİL H:                             (PERİL girer şık giyinmiştir) Ne çığırması? Çorumun en güzel türküsüdür bu.

CUMA:                                 Çorum mu? Kayseri değil mi?

PERİL H:                             Onlar Çorum’dan çalmış.

CUMA:                                 Bırak şimdi onu bunu hani yemek?

PERİL H:                             Zift ye Cuma. Bugün çalışmıyorum, resmi tatil.

CUMA:                                 Ne tatili gız? Bugün ne ki günlerden?

PERİL H:                             Pazar, Cuma Bey.

CUMA:                                 Pazar mı Cuma mı karar ver Piril Hanım?

PERİL:                                  PAZAR! Hem Piril değil Peril 40 yıllık eşinim hala adımı söyleyemiyorsun.

CUMA:                                 Tamam tamam. Eee,Cuma ne oluyor o zaman?

PERİL:                                  Ayol senin  adın ne?

CUMA:                                 Cumaaa! Haa, tamam anladık. Hadi sofrayı kur.

PERİL:                                  Tatil ayol bugün. Ben de programa gideceğim kızlarla.

CUMA:                                 Ne tatiliymiş?

PERİL:                                  Yahu sen ne garip bir adamsın! Ayın kaçı bugün?

CUMA:                                 8’i.

PERİL:                                  Hangi ay?

CUMA:                                 Mart.

PERİL:                                  Ee mart ayında ne olur?

CUMA:                                 Ne olursa olur ,kedi miyiz biz? Bize ne, Piril Hanım?

PERİL:                                  8 Mart Dünya Kadınlar günü bugün!

CUMA:                                 Alt tarafı güne gidecekmişsin, ne mevzu ettin be Piril.

PERİL:                                  Öyle gün değil akıllı. Tüm kadınların günü bugün. Evin ve çocukların tüm yorucu yükünü ve sorumluluğunu taşıyan biz değerli kadınlar için özel bir gün anladın mı,  Odun Cuma?

CUMA:                                 (güler) Ha ha ha. Demek yorucu yük ha? Akşama kadar evde oturuyon bir arada yemek yapıyorsunuz diye mi? Bırak Allaha sen.

PERİL:                                  Ne yani biz evde oturuyor muyuz?

CUMA:                                 Evet. İddaya varım ki  ben bir kadının yaptığı işim yorulmadan rahatça hallederim.

PERİL:                                  Bak seeen. Peki Cuma Bey, işte sana fırsat o zaman ben gidiyorum akşam geç dönerim.  Eğer geldiğimde dinç halde isen ben senden... ama yorgun olursan sen benden özür dileyeceksin kabul mü?

CUMA:                                 Kabul tabii ki! Ne varmış ev işinde be amma büyütüyorsunuz! Karayollarına 40 senemi verdim ev işide iş mi yahu?

PERİL:                                  Göreceğiz. Neyse bana müsade Cuma Hanım. Senin işin gücün vardır. Akşama görüşürüz.

CUMA:                                 Ooh. Ne de kendinden emin. Ev işi ne ki yani? Zor birşey mi hanımlar? Allah aşkına.(Kadınalarla kısa bir konuşma tartışma) Yok yok abartıyorsunuz. Şimdi ıspat edeceğim. Eveeet... eve şöyle bakınır. Ben, önce mutfağa gideyim.(mutfağa gider)(Evin oğlu ENDER girer)

ENDER:                                (Gelir koltuğa oturur elde telefon oyun oynar) Anne! Anneee!  Kız anaaaa!

CUMA:                                 Ne var ulan? (önlük giymiştir elleri bulaşık eldivenli) Yani ne oldu çocuğum?

ENDER:                                Anne dedim baba sana ne oldu?

CUMA:                                 Annen yok, güne gitti.

ENDER:                                Allah Allaaah. O da her hafta günde.

CUMA:                                 Öyle gün değil cici yavrum. Kadınlar gününe gitti. İddalaştık da ev işi bende bugün.

ENDER:                                Tüh be... Peki. Anne... Pardon baba kahvaltı hazır mı?

CUMA:                                 Şimdi geliyor.

ENDER:                                Ya odamı toplamadım baba belim ağrıyor da sen toplar mısın?

CUMA:                                 Uşağın mı var be... yani tabi oğlum.

ENDER:                                Elbiselerim?

CUMA:                                 Ne olmuş?

ENDER:                                Yıkamadın mı?

CUMA:                                 Yoo.

ENDER:                                Ee ben okulda ne giyecem yahu?

CUMA:                                 Yıkarız dur.

ENDER:                                Bide ütüsü var baba unutma.

CUMA:                                 Tamaaaam. Aa bu koku da ne? Allaaaah yumurtayı yaktım!(çıkar)

(evinkızı ŞULE girer)

ŞULE:                                   Anneee! Annee? Anne duymuyor musun?

ENDER:                                Annem tatilde. Güne gitmiş kadınlar gününe.

ŞULE:                                   Evet bugün bizim günümüz. Ben de gideceğim.

ENDER:                                İyi maaşallah. Ev işlerine babam bakıyor bugün yandık.

ŞULE:                                   Hadi yaa. Babaaa!

CUMA:                                 Ne var kızım?

ŞULE:                                   Elbiselerim yıkanacak. Ütülenecek. Ayakkabılarım da boyanacak. Bide çoraplarımı bulamıyorum Baba onlarıda bir buluver sana zahmet. Ha birde banyo harap halde orayı da bir temizle babacığım.

CUMA:                                 Babanın akıllı kızı sen misin? Sen kendin yapsana.

ŞULE:                                   Aaa aaa bana ne ya? Hem bunlar annemin rutin işleri baba. Zor mu geldi yoksa? Yapamaz mısın?

CUMA:                                 Tamaaaaam! Kes halledeceğiz.

ŞULE:                                   Bir de makyaj takımımı....(Cuma ters bakar)Tamam ona ben kendim bakayım.(çıkarken döner ve babasının fotoğrafını çeker) Babamla selfie, Babam ev hanımı!

 

CUMA:                                 Kaçma kız gel buraya. Oooff. Yumurta pişirmek ne zor işmiş 6 kez tavayı tutturamadım. Heba oldu yumurtalar.

ENDER:                                (Güler)(Cuma, Enderin enseye yapıştırır)

CUMA:                                 Ne gülüyorsun len zibidi? Yahu iki saattir o telefon elinde şarjıda mı bitmiyor nedir?

ENDER:                                Benim şarjım faturalı baba bitmez! (güler)

CUMA:                                 Bir de dalga geçiyor, enik! Yürü git üstünü giy. (Ender çıkar) şimdi neydi bulaşık,ütü, banyo, mutfak, çocukların odası, temizlik... (Burada pantomimal şekilde hızlı müzikli bir koşturmaca, akşam olur)

Oof. Öldüm bittim. (kanepeye serilir)(Peril Hanım girer)

PERİL:                                  Kolay gelsin Cuma Hanım. Nasıl geçti günün?

CUMA:                                 Ah karıcığım geldin mi?

PERİL:                                  Evet. Ne oldu?

CUMA:                                 Karıcığım, seni seviyorum. Affet beni. Ben sabah için senden ve tüm hanımlardan özür dilerim. Meğer sizin ne kadar önemli ve sorumluluk isteyen bir göreviniz varmış. Bence bir gün değil sadece, her gün kadınlar günü olmalı. Bu gülde sana benden küçük bir hediye.(sakladığı gülü verir)

PERİL:                               Demek sonunda anladın Cuma Bey. Aferin sana. Bende buradaki kadınlar adına özrünü kabul ediyorum. Ee ne yemek yaptın bakalım.

CUMA:                                 Şeey...Ben onu unuttum Peril. Ama yanık omlet var istersen.

PERİL:                                  Neyse hadi gel de pişirelim birşeyler.

CUMA:                            Hanımlar, bize müsade. Hepinizin Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun efendim.

 

--SON--



Benzer İçerikler:

Çocuk Oyunları

Reklam
Şu anda 1041 ziyaretçi ve 3 üye çevrimiçi
Reklam