SINIFÖĞRETMENİM.COM

Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul, Lise Tüm Dersler © 2018 Üyelik Gerektirmez


İSTİNAZ                                 “Denizleri aş da gel kurbanın olam, kurtar beni buralardan ne olur!” (kapı çalınır.) Ah, sen misin Lüfer Teyze. Buyur, hoşgeldin..

LÜFER T.                               Evladım, tam yemek yapıyordum bir de baktım hiç midye kalmamış, bir kabuk midye rica edebilir miyim lütfen.

İSTİNAZ                                 Ah teyzeciğim olsa da versem, günlerdir denizde midye bulunmuyor.

LÜFER T.                               Olanları da benim gözlerim görmüyor, yaşlandım diye herhalde burnumun ucunu göremiyorum.

İSTİNAZ                                 (güler) Hayır teyzeciğim sen yaşlandın diye değil, deniz o kadar kirli ki ben de burnumun ucunu göremiyorum.

LÜFER T.                               Zaten yakında açlıktan öleceğim herhalde. Eskiden şöyle minik minik hamsiler vardı, tam ağzıma layık. Karadeniz’den gelirlerdi. Deniz kirliliğinden artık onları da göremiyorum.

İSTİNAZ                                 Hayır teyzeciğim, onları artık buralara gelemeden insanlar avlanıyor.

LÜFER T                                İnsanlar ne yapıyor o minicik şeyleri. Onların dişinin kovuğuna bile gitmez o hamsiler.

İSTİNAZ                                 İnsanlar büyümelerini beklemeden avladıkları için hamsilerin nesli tükeniyor.

LÜFER T.                               Aman ne güzel, deli mi bu insanlar, hamsiler büyüyüp  yavrulamadan ölüyor. Bu insanlar kendilerini de düşünmüyorlar. Sonunda ortada yiyecek balık kalmayacak.

İSTİNAZ                                 Amaaan bana ne bütün bunlardan, ben nasıl olsa gidiyorum artık. Herkes kendi başını çaresine baksın.

LÜFER T.                               Aaa, sahiden, sen çanta hazırlıyorsun, hayrola yolculuk nereye?

İSTİNAZ                                 Temiz bir deniz bulmaya gidiyorum, zaten burada yaşamak için hiç bir sebep kalmadı.

LÜTFEN T.                             Ama sen buralarda doğdun, buraların kayasına, suyuna alışıksın, ne yaparsın uzak diyarlarda. Arkadaşlarını, aileni, komşularını özlemez misin?

İSTİNAZ                                 Haklısın ama artık solungaçlarıma kadar geldi (eliyle boğazını gösterir) Yakında burada ne yüzecek su, ne de oksijen kalacak. Ben gidiyorum.

LÜTFEN T.                             Yolun açık olsun evladım, güle güle, bir yerlere yerleşirsen bize deniz-mail çek olur mu? (öpüşürler)

İSTİNAZ                                 Merak etme teyzeciğim. Sen de bana yaz, Adresim: istinaz@okyanusmail.com. hatta akşamları chat yapalım nikim isti...

LÜFER T.                                          Tamam ayol, beni de listene ekle. Benim nikim de "çıtır lüfer" Çıtırlüfer@okyanusmail.com

 

Sevgili eşyalarım

Bütün hatıralarım

Sizi çok özleyeceğim

Sevgili komşularım.

 

Sevgili Lüfer Teyze

Komşu Palamut Amca

Yan kayada oturan

İyi kalpli Eşkina

 

Daha bir sürü balık

Yaşarmış buralarda

Hepsi  terkedip gitmiş

Kimbilir nerelerde

 

Balıklarla doluymuş

Bir zamanlar Marmara

Yine tertemiz olsa

Düşmesem ben yollara

 

Kapı çalınır, gelen İstavritiye’nin arkadaşı Sazan (Sazi)’dir. İstavritiye kapıyı duymayınca, seslenir:

İSTİNAZ                                 Ay yine biri geldi.. Kim o?

SAZAN                                   Benim, İstinaz evde misin?

İSTİNAZ                                 (kapıya gider) Bu arkadaşım Sazan, çok saftır. Durun şuna bir şaka yapayım. Hayır evde değilim Sazi!

SAZAN                                   Iyi ben gideyim o zaman!

İSTİNAZ                                 Ah Sazi,  dur gitme, evdeyim şaka yaptım, hoşgeldin.

SAZAN                                   Hoşbulduk.

İSTİNAZ                                 Ben de toparlanıyordum. Gak bakalım senin için ayırdığım şeyleri beğenecek misin?

SAZAN                                   Ay bunları burada mı bırakacaksın?

İSTİNAZ                                 Evet, öyle. Ne yazık ki hepsini alamıyorum. Yeni bir yer buluncaya kadar, ne kadar dolaşacağımı bilmiyorum.

SAZAN                                   Keşke ben de seninle gelebilsem. Büyük cesaret doğrusu. Eşyaların için o kadar üzülme, yerleştiğin zaman birşeylerini istersen sana gönderirim.

İSTİNAZ                                 Hepsi senin olsun, kullandıkça beni hatırlarsın. Al bak bakalım.

SAZAN                                   Çok güzel... Harika... Muhteşem...Çok teşekkür ederim, bunların hepsi çok güzel İstinaz seni çok özleyeceğiz.

İSTİNAZ                                 Ben de sizi özleyeceğim. Ama artık, dayanamıyorum. Burası yaşanır gibi değil.

SAZAN                                   Haklısın ama ne yapalım, buralara alıştık bir kere. Yaşayıp gidiyoruz işte.

İSTİNAZ                                 Hiç de öyle değil. Yaşayamıyoruz. Çoğumuz ya mazota bulaşarak, ya da oksijensizlikten ölüyoruz. Sen buna yaşamak mı diyorsun?

SAZAN                                   Elimizden bir şey gelmiyor işte. Ne yapalım?

İSTİNAZ                                 Böyle yosun gibi amaçsız yaşayamazsın.

SAZAN                                   Gezip tozuyorum, eğleniyorum. Kafamı niye böyle şeylere yorayım.

İSTİNAZ                                 Biraz önce “keşke ben de gelebilsem” demiyor muydun?

SAZAN                                   Gezmeyi kim istemez. Ne güzel yerler göreceksin kim bilir.

İSTİNAZ                                 Hayır, hayır,hayır! Ben Gezmeye gitmiyorum. Göç ediyorum, anladın mı, göç. Çok sevdiğim evimi, denizimi, arkadaşlarımı terketmek zorunda kalıyorum. Bu hiç de eğlenceli değil!

SAZAN                                   Kızma canım anladım. Kusura bakma! Hadi artık çok oyalanma, birazdan çocuklar gelir.

İSTİNAZ                                 Hangi çocuklar?

SAZAN                                   Ay inanmıyorum! Unuttun mu. Bu akşam seni yolcu etmek için yemeğe çıkacaktık.

İSTİNAZ                                 Tamamen unutmuşum. Ben gelmesem olmaz mı? Daha yapılacak çok işim var.

SAZAN                                   Olur mu hiç, yer ayırttık. Çok eğleneceğiz.

İSTİNAZ                                 Siz gidin, benim yerime de eğlenin..

SAZAN                                   Tamam, ay ben nereye gidiyorum.   Yapma. Bütün planlarım karaya vurdu. Bugün sana çok güzel sürprizler hazırlamıştık. Hadi, inat etme. Senin şerefine toplanıyoruz.

İSTİNAZ                                 Peki tamam,

SAZAN                                   Hadi İsti, sen de bir duş al hazırlan da!

İSTİNAZ                                 Bu Sazi yine denizde olduğumuzu unuttu. Aah,ne duşu Sazi? Zaten suyun içinde değil miyiz? O zaman yardım et de, yoksul balıklara gidecek şeyleri hazırlayalım.

SAZAN                                   Neden böyle şeylerle uğraşıyorsun? Bunların hepsi ya eskimiş ya da modası geçmiş, at gitsin.

İSTİNAZ                                 Ama bunlara ihtiyacı olan ne kadar çok balık var biliyor musun, üstelik doğada hiç bir şeyin boşa gitmemesi gerekir.

SAZAN                                   Hıh, kim ne yapsın ki bunları, hepsini modası geçmiş.

İSTİNAZ                                 Senin için eski olan

İşine yaramaz olan

Belki başka bir için

Çok değerli olabilir

 

Artık giyilmeyen kazak,

Belki eskimiş bir yatak

Kenarı çatlamış tabak

Başka işe yarabilir.

 

Plastikler, cam şişeler

Kağıtlar ve gazeteler

Hatta kumaşlar bile

Yeniden kullanılabilir.

 

Bir şeyi üretmek çok zor,

Atmak ise çok kolaydır

Unutma ki herşey bir gün

Bir işe yaramalıdır.

Kapı çalınır Sazan (Sazi)’nin erkek arkadaşı, dişi dil ve erkek dil ve yanlarında İstinaz’ın tanımadığı bir başka istavrit vardır. Rengarenk parti kostümleri ve aksesuarlarıyla gelmişlerdir. Diller biraz garip ve sakar bir çifttir. Kostümler ve aksesuarlar deniz dibine ait parçalardan oluşmuştur. İstinaz şaşırmıştır.

DİLCAN ve DİLYA                 Sürpriiiiiz! Hiçbir yere gitmiyoruz! Parti burada.

İSTİNAZ                                 Ama evde hiç bir şey yok.

DİLCAN                                  Derdettiği şeye bak. Kolay!

DİLYA                                     Hatta sana bir arkadaş bile getirdik. Huzurlarınızda İstican... İstican.

İSTİCAN                                 Merhaba.

SAZAN                                   Ben de Sazi.

İSTİNAZ                                 Merhaba. Seni daha önce görmüş müydüm?

DİLYA                                     İstican bizden bir kaç sınıf büyüktü ama çok iyi bir öğrenciydi. Hatta balık değişim programıyla Akdeniz’e gitmişti.

İSTİNAZ                                 Sen okulun basket takımında değil miydin? Bir dakika bekle sana bir sürprizim var. (dalar)

SAZAN                                   İsti! İsti! Ne oldu?

İSTİNAZ                                 Pardon dalmışım.

İSTİCAN                                 Evet iyi hatırladın.

DİLCAN                                  Bu önemli gün için çok özel şeyler aldık. Hele manav kısmını bir görseniz çeşit çeşit yosun var. Çin salata yosunları, çikita yosunlar, renk renk çeşit çeşit.

DİLYA                                     Evet  çok kabuk harcadık .... (Dil patavatsızlığından ötürü onu dürter.)

DİLCAN                                  ...... ama değdi doğrusu.

İSTİ                                         Bu kadar masrafa ne gerek vardı.

DİLCAN                                  Olsun canım, harcanan kabuk olsun.

İSTİ                                         Aaa, bunlar da ne böyle?

İSTİCAN                                 Bu balık konservesi, insanlar tarafından yapılmış. Geçen gün yatlarıyla gezmeye çıkan insanlar, koca bir koliyi denize düşürdüler ama farkına varmadılar.

İSTİ                                         Aaa bunlar Ton balığı!

İSTİCAN                                 Evet neden şaşırdın?

İSTİ                                         Düşünsene bir istavrit olarak bir gün Ton Balığı yiyeceğim hayatta aklıma gelmezdi. Çok ünlü bir şarkıcı olan büyük amcam İstavrit Tatlısu"yu bir ton balığı yutmuştu. Şimdi de ben ton balığını yutuyorum... Küçük balık büyük balığı yutar! Hooop!

SAZAN                                   Ah" Ah! İstavrit Tatlısu ne muhteşem bir şarkıcıydı...

DİLYA                                     Hele o Akdeniz Akşamları! Hele o Akdeniz Akşamları!

BARBUNCAN                        Akdeniz Akşamları.....

SAZAN                                   Peki ama neden balıkları böyle kutulara koymuşlar?

İSTİCAN                                 Biz denizde yaşıyoruz ve istediğimiz her zaman yiyecek küçük balıklar bulabiliriz. Ama bütün insanlar tek tek balığa çıkamazlar.

DİLYA                                     Balık yemesinler!

İSTİCAN                                 Balık insanlar için çok önemli bir besin maddesidir. Çocukların büyüyüp gelişebilmesi için balık yemesi gerekir. Hem balıkta, kalsiyum, fosfor gibi çok yararlı minareller bulunur.

SAZAN                                   Yaaa, çok güzel de....... ben hiç birşey anlamadım.

İSTİCAN                                 Yani insanlar, en korktukları hastalıklardan, damar tıkanıklığı ve kalp krizi gibi şeylerden  balık yiyerek korunabiliyorlar.

İSTİ                                         O halde biz insanlar için ilaç gibiyiz desene.

İSTİCAN                                 Tam üstüne bastın, kuyruğunu kaldır

DENİZ                                    Doğrusunu istersen insanların balık kadar aklı yok. Denizin kendileri için ne kadar önemli olduğunu biliyorlar ama yine de denizleri kirletmeye devam ediyorlar. Çocuklarına Deniz adını koyan insanlar var. Merak ediyorum çocuklar büyüyünce “Anne baba neden bu kirli şeyin adını verdiniz bana?" derlerse onlara ne cevap verecekler?

İSTİ                                         Ben de zaten bu kirliliğe dayanamadığım için buradan gitmeye karar verdim.

İSTİCAN                                 Gitmek çözüm değil ki. İnsanları uyarmamız gerek. Sana bir teklifim var. Ben de bir araştırma gezisine çıkmak istiyorum. Bütün dünyayı gezip çevre kirliliğine karşı balıklar ve insanlar neler yapıyor onu araştıracağım.

İSTİ                                         Harika! artık kendimi daha iyi hissediyorum. Günlerdir yüzgeçlerime çöken ağırlıktan bir anda kurtuluverdim. Bugüne kadar nerelerdeydin?

DİLYA                                     Harika! önümüzdeki günlerde ne yapacağın belli olduğuna göre artık konuşmayı kessek de biraz eğlensek. Çok canım sıkıldı.

 

DİLCAN                                  Evet hadi artık dansedelim.

 

(Rock’n Roll Dans)

 


2.perde

İlk olarak Fransa’da bir Eyfel kulesi görülür, Kan kan balıkları onları karşılar.

(KAN KAN DANSI)

KANKAN1                              Bonjur.

KANKAN                                Merhaba.

İSTİ                                         Ay ne hoş burayı çok sevdim, balıkları da çok arkadaş canlısı  görünüyor.

KANKAN 1                             Hoşgeldiniz yabancısınız galiba?

İSTİ                                         Evet.

İSTİCAN                                 Biraz buraları tanımak istiyoruz,

İSTİNAZ                                 Nereleri görmemizi önerirsiniz?

KANKAN2                              Gezilip görülecek çok yerimiz var.

KANKAN1                              Müzelerimiz ve yemeklerimiz çok ünlüdür.

KANKAN2                              Evet, o kadar güzel yerlerimiz var ki burada aylarca kalsanız yetmez. (Bir sürü, ya da bir tane abartılı büyüklükte gezi kitabı verir)

İSTİ                                         Ay teşekkür ederiz.

İSTİCAN                                 (Kitaba bakar) Ne güzel

İSTİNAZ                                 Böyle bir yerde yaşadığınız için ne kadar şanslısınız.

İSTİCAN                                 Nereden başlasak acaba?

KANKAN1                              Bilmem ben bu müzelerin hiçbirine  gitmedim.

KANKAN2                              Ama bu broşürlerde bilgi bulabilirsiniz..

İSTİCAN                                 Hem burada yaşıyorsunuz hem de hiç bir müzeye gitmediniz öyle mi?

KANKAN1                              Bir türlü zaman bulamıyoruz.

KANKAN2                              Aman canım, nasıl olsa bir gün gideriz.

İSTİ                                         Tatillerde hafta sonlarında ne yapıyorsunuz?

KANKAN1                              Hafta sonlarında arkadaşlarla buluşur eğleniriz.

KANKAN2                              Uzun tatillerde de başka ülkelere gideriz.

İSTİCAN                                 Ve oralardaki müzeleri gezersiniz.

KANKAN2                              Ve oradaki müzeleri gezeriz. (İsti ve İstican gülerler)

İSTİ                                         Haklısınız buradaki müzeleri gezmek için hiç vaktiniz kalmıyor.

İSTİCAN                                 Hem nasıl olsa onlar burada duruyor, bir gün gidersiniz.

İSTİNAZ                                 Olmazsa çocuklarınız ya da torunlarınız gider.

KANKANLAR                         Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?

İSTİCAN                                 Yoo, bizim oralarda da daha Midyekapı Müzesini, Suyabatan Sarayını ya da Sultan Palamut Camii’ni gezmeyen o kadar çok alık var ki.

İSTİ                                         Balık!

İSTİCAN                                 Ben ne dedim?

İSTİ                                         Bence bir balık dünyayı tanımaya kendi çevresinden, kendi tarihinden başlamalıdır.

KANKAN1                              Haklısın galiba!

KANKAN2                              Haklılar mı?

KANKAN1                              Hadi gel biz de  onlara gidelim.

KANKAN2                              Olur.

Her ülkenin tarihi

Birbirinden ilginçtir

Tarihin belgeleri

Müzelerde gizlidir

 

Heykeller ve  resimler

Bir ülkenin gururu

Sanat eserlerini

Müzelerde sergiler

 

Sokaklarda yürürken

Yolda eski eserler

Binalarında bile

Bir sürü güzellikler

 

Asıl önemli olan

Bütün bunları görmek

Yeni yeni şeyleri

Tanıyarak öğrenmek

 

Burada bir saray var

İşte şurda bir müze

Biraz duralım artık

Yorulduk geze geze

 

İSTİ                                         Ah çok yoruldum. Gerçekten ne kadar çok görülecek yer varmış, buraya mı yerleşsem acaba?

KANKAN2                              Ah tabii bizim, ülkemiz dünyanın en modern en gelişmiş ülkesidir.

İSTİCAN                                 Burada deniz kirliliği ne durumda acaba?

KANKAN1                              Ah hiç sormayın, burası Akdeniz’in en kirli kıyılarından biridir.

KANKAN2                              Çünkü bütün büyük fabrikalar bizde.

KANKAN1                              Bütün Avrupa’da fabrika atıkları nehirlerden Akdeniz’e akıyor.

KANKAN2                              Ne yapalım?

KANKAN1                              Ne demek ne yapalım?Ama İnsanların çevreci örgütleri buna karşı savaşıyor.Yokse hepimiz yok olup gideriz.

KANKAN2                              Geçen gün tatlısu kuzenimden deniz-mail geldi. Eskiden şehirlerdeki nehirlere yaklaşamazken şimdi büyük şehirlere bile gidebiliyorlarmış.

KANKAN2                              Hatta insanlar onları görünce televizyonda haber yapıp, balıklar geri döndü diye seviniyorlarmış.

İSTİ                                         Demek ki balıkların yok olmasına  insanlar  da üzülüyor.

KANKAN2                              Sizin ülkenizi bilemem ama bizim burada çevre vi deniz kirliliği aşağı yukarı yüz sene önce başlamış.

KANKAN1                              İnsanlar, fabrikalar, elektrik santralları kurarken çevreyi hiç düşünmemişler. Doğanın kendi kendini temizleyeceğini sanıyorlar.Ama o kadar hızlı kirletiyorlar ki doğa temizlemekte onların hızına yetişemiyor.

İSTİCAN                                 Ayrıca artık doğada yokolmayan yapay maddeler üretiyorlar.

KANKAN2                              Evet denizlerin dibi şu pet şişelerle doldu.

KANKAN1                              Bu şişeler  o kadar dayanıklı ki hiç çürümüyor.

KANKAN2                              Zaten onun için yapılmışlar.

İSTİ                                         Ama denizlere atılmak için yapılmamışlar herhalde. Yanımıza alalım da çöpe atarız.

KANKAN2                              Bu kirlilikten bütün hayvanlar ve bitkiler zarar görüyor.

KANKAN1                              Sıra insanlara gelince akılları başlarına geldi ama geç kaldılar.

KANKAN 2                             Bazı fabrikalar çevreye dikkat etmeye çalışıyorlar.

İSTİCAN                                 Ama çevre kirliliği ile savaşmak bir sürü insanın işine gelmiyor.

İSTİ                                         Nasıl olur, deli mi bunlar?

İSTİCAN                                 Deli değiller, ama arıtma tesisi için para harcamak istemiyorlar.

İSTİ                                         Ama ya denizler, balıklar, balık yumurtaları?

KANKAN1                              İnsanlar kendi çocuklarını bile düşünmüyor balıkları mı düşünecekler.

İSTİ                                         Ama bu çok acı, ben bunlar oluyor diye kendi denizimden kaçtım.

İSTİCAN                                 Burada da durum pek farklı değil işte... Lütfen gidelim  buradan.

İSTİCAN                                 Peki. Hoşçakalın.

İSTİ                                         Size iyi şanslar.

KANKAN1                              Güle güle. Bu sorunlara çözüm bulursanız, bize de denizmail çekin! Biz de buralarda birşeyler yapalım.

(Fon perdesi değişir. Şimdi Amerika’da kovboy ve Kızılderili balıkların dansını görürüz.)

KOVBOY                               Hi!

KOVBOY                               Where do you come from?

İSTİ                                         Efendim?

KOVBOY                               Nereden geliyorsunuz?

İSTİ                                         Ay bu Türkçe biliyor!

KIZILDERİLİ                           No türkçe bilmek!

İSTİ                                         Eee, nasıl konuşmak?

KIZILDERİLİ                           Filmlerde öyle olmak.

KIZILDERİLİ                           Herkes aynı dili konuşmak.

KIZILDERİLİ                           Şakır Şakır...

İSTİ                                         Oh yeah!

KOVBOY                               Sen de İngilizceyi çözdün galiba...

İSTİ                                         Mecburen, mecburiyetten!

KIZILDERİLİ                           Ugh!

İSTİ                                         Merhaba biz Akdeniz’den geliyoruz. Oradaki çevre kirliliğiyle başa çıkamayınca okyanusa çıkalım dedik.

İSTİCAN                                 Çok uzun bir yoldu. Neyse ki bir balinayla karşılaştık da onun akıntısından yararlanarak daha hızlı geldik.

İSTİ                                         Evet, ama nedense kıtaya yaklaşınca birden bire bizi terketti.

İSTİCAN                                 Hatta o kadar hızlı gitti ki doğru dürüst vedalaşamadık bile.

AMERİKALILAR                    Hı?

İSTİCAN                                 Yani Ughlaşamadık bile.

İSTİ                                         Neden böyle davrandı anlayamadık. Onu kızdıracak bir şey mi yaptık acaba.

KOVBOY                               Sanmam. Herhalde balina avcılarına görünmemek için kaçmıştır.

İSTİ                                         Balina avcıları mı? İnsanlar balinaları da mı yiyor? Onlar balık değil ki, memeli hayvan. Üstelik etleri de çok yağlıdır.

KIZILDERİLİ                           Evet öyle.

KIZILDERİLİ                           Zaten insanlar, o yağları yüzünden balinaları avlıyor.

KIZILDERİLİ                           O yağlarla güzellik malzemeleri, falan üretiyorlar.

KIZILDERİLİ                           Eskiden balina yağına gerçekten ihtiyaçları vardı. Oysa şimdi balina yağı yerine kullanabilecekleri bir sürü yapay madde var.

KOVBOY                               Balina avında kullandıkları gemiler de çok gelişti.

KOVBOY                               Artık  balinalar ve insanlar eşit şartlarda değil.

KOVBOY                               Eskiden sadece yaşlı ya da yaralı, balinaları yakalarlardı. Oysa şimdi en genç balinaları bile kolayca avlıyorlar.

İSTİ                                         Peki kimse onlara engel olmuyor mu?

KIZILDERİLİ                           Bazı ülkeler balina avını yasakladı, ama hala balina avına izin veren  var.

İSTİCAN                                 Ama balinalar yaşam zincirinin parçası. Onlar yok olursa denizlerde yaşam biter. İnsanlar da bu dünyada yaşayamaz bunu bilmiyorlar mı? Neden bu katliamı yapıyorlar?

KOVBOY                               İnsanlar katilam yapma konusunda uzmanlar. Onlar anlamsız savaşlarla birbirlerini de öldürüyorlar.

KOVBOY                               Biz balıklar kadar akılları yok.

KIZILDERİLİ                           Doğru, biz yerli balıklar sonradan buraya gelen kovboy balıklarla tatlı tatlı geçinip gidiyoruz.

KOVBOY                               Ama insanlar ne yazık ki bizim kadar barışsever değiller. Topraklarını alabilmek için kızılderililerle  savaştılar.

İSTİ                                         Bu korkunç, bu insanlar neden denizlere ve deniz canlılarına önem vermiyorlar diyordum. Oysa onlar kendi hayatlarına bile değer vermiyorlarmış.

İSTİCAN                                 Ne yazık ki öyle görünüyor. Ne dersin İsti, burası hoşuna gitti mi?

İSTİ                                         Hayır, balinaları öldürmeye devam ederlerse burayı da küçük canlılar saracak. Ayrıca sebepsiz yere katliamlar yapılan bir yerde can güvenliğim olamaz. Aramaya devam edeceğim.

KOVBOY                               Burada kalmamana üzüldüm. Umarım istediğin gibi bir yer bulursun.

KIZILDERİLİ                           Gittiğin yerden bize de bir deniz-mail gönder.

İSTİ                                         Tamam hoşçakalın. Kendinize dikkat edin.

KOVBOY VE KIZILDERİLİ    Siz de. Güle güle. Yolunuz açık olsun.

(Olay Hawai'de geçer, iki Hawaili İstinaz'la İstican'a çiçekten bir kolye takarlar...

HAWAI 1                                Merhaba!

İSTİCAN                                 Merhaba, yarışma programı mı var?

HAWAI                                   Ne yarışması?

İSTİNAZ                                 Hostes  kızları görünce birden kendini Mehmet Ali Erbil sandın galiba !

İSTİCAN                                 Yok canım, yanlış anladın.

İSTİNAZ                                 Canın yarışma istiyorsa Kalkan Kaşık'ın Kim Beşyüz Kabuk İster programına katılsaydın. Bilgilerin boşa gitmezdi.

HAWAI                                   Aa, yoksa siz televizyoncu musunuz? Biri bizi mi gözetliyor?

HAWAI                                   Nereye bakacağız, kameralar nerede, çantada mı?

HAWAI                                   (çantalara bakarak) Anneme, babama, taşlıtarladaki amcama, mercandaki teyzeme, sevgiler. Bir de okul arkadaşlarıma ....

İSTİNAZ                                 Ay ne oldu bana. Oysa burası ne kadar güzel bir yere benziyordu.

HAWAI 2                                Maalesef insanlar da öyle düşünüyor...

İSTİCAN                                 Maalesef mi?

HAWAI 3                                Evet... Çünkü buranın çok güzel olduğunu düşünen insanlar buraya akın ediyorlar.

İSTİNAZ                                 İyi ya işte, güzel bir yerden yararlanıyorlar, bunda ne kötülük var ki?

HAWAI 4                                Daha ne olsun, küçücük bir adaya bunca insan, bunca balık nasıl sığsın ki?

İSTİCAN                                 Doğru söylüyorsun... Bizim ülkemizin üç tarafı denizle çevrili. Ama herkes Bodrum diye bir yer var, oraya gitmek istiyor...

HAWAI 5                                Burada da öyle, bir sürü güzel kıyı, güzel ada varken herkes buraya geliyor...

HAWAI 6                                Kumsallarda adım atacak yer yok...

HAWAI 1                                Eğlence yerlerinde yürümek mümkün değil...

İSTİNAZ                                 Siz neler söylüyorsunuz? Biz ülkemize turist gelsin diye çırpınıyoruz, siz gelmesin diye...

HAWAI 2                                Hayır... Gelsinler... Ama bu kadar çok insan gelince çevreye çok zarar veriyorlar...

HAWAI 3                                Bu kadar büyük kalabalığın çöpünü temizlemek mümkün değil...

HAWAI 4                                Hem bu hızla giderse yakında buraları kirlilikten yaşanmaz hale gelecek...

İSTİCAN                                 Her yerin başka sorunu var yani?

HAWAI 5                                Siz neden geldiniz?

İSTİNAZ                                 Ben yerleşecek bir yer arıyordum da...

HAWAI 6                                Buraya yerleşmeyi düşünmüyorsun değil mi

HAWAİLİLER                         Değil mi?

İSTİNAZ                                 Değil...

HAWAILİLER                         Bizim kalabalığımız bize yeter...

İSTİNAZ                                 Bu durumda İstican'la İstinaz gider...

HAWAİ 1                                (İstican'a) Sen gitmeseydin...

Yeniden fon perdesi değişir ve bir güney Asya ülkesinde olduğumuzu anlarız. Balıklar tül dansı yapar.

İSTİ                                         Ay ne güzel dans, ne güzel renkler. Ben burayı çok sevdim. Belki de burası aradığım yerdir.

ÇEKİKGÖZ                            Merhaba arkadaşlar.

JAPONE                                Hoşgeldiniz turist misiniz, yoksa ticaret yapmaya mı geldiniz?

İSTİ                                         İkisi de değil, bir araştırma yapıyoruz.

ÇEKİKGÖZ                            Aaa ne ilginç. Ne araştırması.

İSTİCAN                                 İsti kendine yerleşecek bir yer arıyor, ben de suların kirlenmesiyle ilgili bir araştırma yapıyorum.

JAPONE                                Aslında daha kuzeye giderseniz fabrika atıklarıyla kirlenen suları görebilirsiniz.

ÇEKİKGÖZ                            Ama buralarda hiç fabrika yok onun için kimyasal atık bulamazsınız.

İSTİ                                         Peki ya avcılar? Büyük küçük demeden bütün balıkları avlıyorlar mı, düşüncesizce balık katliamı yapılıyor mu?

JAPONE                                Hayır burada sadece küçük balıkçı köyleri var, onlar da ağlarla avcılık yaparlar.

İSTİ                                         Ne kadar güzel, hep uzak doğunun bir cennet kadar güzel olduğunu söylerlerdi. Galiba yaşayacağım yeri buldum.

İSTİCAN                                 Emin misin İsti. Burası çok uzak, adı üstünde Uzakdoğu ilerde bir aile sahibi olursan çocukların akrabalarıyla belki de hiç tanışamayacaklar.

ÇEKİKGÖZ                            Tabii çocukların olursa.

İSTİ                                         O ne demek? Neden olmasın?

JAPON                                   Bu bölgenin kıyılarında eskiden çok güzel tropikal ormanlar vardı.

ÇEKİKGÖZ                            Denize tertemiz süzülmüş sular gelirdi.

ÇEÇİKGÖZ                            Ama insanlar bu ormanlardaki ağaçları kesmeye başladı.

İSTİ                                         İyi de bundan bize ne?

JAPON                                   Bize ne olur mu? Ağaçlar olmayınca erozyon oluyor.

İSTİNAZ                                 Erozyon mu?

ÇEÇİKGÖZ                            Evet! Toprak akıp sulara karışıyor.

JAPONE                                Bu da kıyıdaki toprak tabakasının yok olmasına yol açıyor.

İSTİCAN                                 Peki ama bunun İsti’nin yavrularıyla ne ilgisi var?

JAPON                                   Topraklar aktıkça kıyılara bırakılan yumurtalara zarar veriyor, üstlerini kapatıyor. Onun için pek çok balık türü yokolma tehlikesiyle karşı karşıya.

İSTİ                                         Ne kadar korkunç, oysa herşey ne kadar mükemmel görünüyordu?

İSTİCAN                                 Bu insanlar nereye gitse doğanın dengesini bozuyor galiba.

İSTİ                                         İyi ama bütün dünyada insanlar var.

ÇEKİKGÖZ                            Bildiğim kadarıyla insanlar sadece Antartika kıtasına yerleşmemiş.

JAPONE                                Orada sadece çevreci örgütlerin araştırma ekipleri varmış.

İSTİ                                         O halde hep beraber oraya gidelim.

İSTİCAN                                 İsti unuttun mu Antartika Güney Kutbunda.

İSTİNAZ                                             Eee, ne olmuş Güney Kutbundaysa?

İSTİCAN                                 Orası çok soğuktur.

JAPONE                                Hem de nasıl.

İSTİ                                         Aaa doğru. Tamamen unutmuşum.

ÇEKİKGÖZ                            Sizi bilmem ama biz sıcak su balıklarıyız. O kadar soğuk sulara gidemeyiz. İstediğiniz gibi bir yer bulursanız bize de deniz maille haber verin olur mu? Hoşçakalın.

İSTİNAZ VE İSTİCAN           Hoşçakalın.

İSTİNAZ                                             Yeniden okula gidersem  coğrafyaya daha çok çalışacağım.

İSTİCAN                                 Belki de dönersin.

İSTİNAZ                                 Neden?

İSTİCAN                                 Hatırlıyor musun? Yola çıkarken sana ne demiştim?

İSTİNAZ                                 “Beraber gezelim, sen kalacak bir yer ararsın ben de araştırma yaparım demiştin”

İSTİCAN                                 Daha sonra?

İSTİNAZ                                 Aaa tabii, “Bir yer bulamazsan geri dönüp bizimle beraber çalışırsın” da demiştin.

İSTİCAN                                 İstediğin gibi bir yer buldun mu?

İSTİNAZ                                 Hayır bulamadım.

İSTİCAN                                 Peki ne yapacaksın?

İSTİ                                         Bilmiyorum, ailemi, arkadaşlarımı da çok özledim. Tamam dönüyorum.

İSTİCAN                                 Eee ne demişler “Balığın dönüp dolaşıp geleceği yer balıkçı dükkanıdır”

Yeniden Marmara’dayız. Bütün balıklar arkaları dönük bir halde İsti’nin kürsüden anlattıklarını dinlemektedir.

İSTİCAN                                 İşte durum böyle arkadaşlar. Anlattığım gibi dünyanın her tarafında çevre kirliliği yaşanıyor ve bütün canlılar bundan zarar görüyor.

İSTİNAZ                                             Bu kirliliğin nedeni insanlar. Sadece Çevreciler adı verilen çok küçük bir grup insan bu zararların farkında. Onlara destek olmalıyız.

İSTİCAN                                            Pek çok insan çevreyi kirletmeyi sadece sokağa Çöp atmak zannediyor.

İSTİNAZ                                             Ağaçları dikmek, yeni ağaçlar kesilmesin diye eski kağıtları yeniden değerlendirmek, şişeleri kutuları toplama kumbaralarına atmak, deterjan yerine sabun tozu kullanmak ve bunun gibi daha pek çok şeyin çevre için önemini bilmiyorlar.

İSTİCAN                                 İnsanlara bu dünyada diğer canlılar yok olursa insanların da yaşama şansı olmadığını, dünyanın dengesini bozmamaları gerektiğini anlatmalıyız.

İSTİNAZ                                             İşte bunun için burada toplandık. Bizimle beraber aynı anda tüm dünyadaki balıklar kendi ülkelerindeki insanları uyarcak.Şimdiye kadar yapılmamış bir şey yapacağız.

İSTİCAN                                            İnsanlara kendi dillerinde sesleneceğiz. Herkes pankartını alsın, Boğaz’daki büyük yüzüşümüz başlıyor.

(müzikle beraber teker teker herkes pankartını okur)

LÜFER T.                               Yaşam zincirine saygı

DİLCAN                                  Bu dünya hepimizin

SAZAN                                   Çocuklarımız yaşasın

DİLCAN                                  Temiz bir dünya istiyoruz

İSTİ                                         Doğanın bir dengesi var

İSTİCAN                                 Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için

HEPSİ                                    Bu dünya hepimizin

Unutmayın çocuklar

Dünyamızı koruyun

Çünkü gelecek sizin

Araştırıp öğrenin

Kitapları okuyun

Çevre nasıl korunur

Neler yapılmalıdır

Hep birlikte, elele

dünyamızı kurtaralım

kirletenleri öğrenip

onlara engel olalım

haydi siz de katılın bizlere

 

 

SON




Benzer İçerikler:

Yorumlar   

 
0 #2 superman 26-12-2015 15:39
:-* :oops: berbatt
Alıntı
 
 
0 #1 girl 03-10-2015 22:10
:cry: :cry: :cry: :cry: :cry:
Alıntı