SINIFÖĞRETMENİM.COM

Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul, Lise Tüm Dersler © 2017 Üyelik Gerektirmez


      
  Bir zamanlar, yaşadığımız zamandan çok önceleri dürüst, çalışkan bir çiftçinin yaşlı bir eşeği vardı. Çiftçi eşeği çok gençken satın alıp çiftliğe getirmişti. O günden sonra eşek, çiftçi için çalışmaya başladı. Çiftçi, tarlasında bahçesinde ekip biçtiği ürünleri satmak için pazara giderken ona yükler, kışın diğer hayvanların ve kendi yiyeceğini, kışın yakacağı odunu ormanda keser ona taşıttırırdı. Eşek sahibine yıllarca hizmet etmiş, kendisinden ne istenirse yerine getirmişti.
        Aradan yıllar geçti, doğadaki birçok canlı gibi eşekte yaşlandı. Günden güne güçten kuvvetten kesilmeye başladı. Artık eskisi gibi sırtına yüklenen yükleri taşıyamıyordu. Hemen hemen hiç işe yaramıyordu artık.
        Gün geçtikçe, çiftçi onun iyice yaşlandığını ve artık eskisi gibi işine yaramayacağını anladı. Bu duruma da canı fena halde sıkıldı. Eşek hiç bir işine yaramıyordu, ama çiftçi onu hala besliyordu. Eşeğe bakıp, beslemek gitgide ona ağır gelmeye başladı.
        -Artık hiçbir işe yaramıyor. Boşu boşuna yem yiyor. Ne yapsam da bu eşekten kurtulsam, diye düşünmeye başladı.
        Yıllardır bu çiftlikte yaşayan ve sahibini iyi tanıyan eşek, onun kendisine bir kötülük yapmak istediğini sezmekte gecikmedi. Hatta bir gün pazardan dönerken kasapla konuştuğunu görünce çok korktu. Hemen o anda, gizlice çiftlikten kaçmaya karar verdi.
        O akşam, çiftçinin başka işlere dalmasından yararlanarak usulca ahırdan çıktı. Çiftliğin bahçe kapısı açıktı. Hızlı adımlarla bahçeyi geçip sokağa çıktı. Kimse onun gittigini görmedi. Eşek çiftlikten çıkar çıkmaz, Bremen kasabasına doğru yola koyuldu. Yolda giderken bir yandan da, nereye gidip, bundan sonra nasıl yaşayacağını düşünüyordu.
        -Sesim hiç fena değil. Bahçede, yolda beni anırırken duyanlar, hep ne gür bir sesim olduğunu söylüyorlardı. En iyisi ben Bremen'e gideyim. Orada müzisyenlik yaparım, dedi kendi kendine.
        Artık karar vermişti. Verdiği karar onu canlandırdı. Bremen'e giden yolda hızla yürümeye başladı. Biraz gittikten sonra, yolunun üstünde yolunun üstünde bir köpeğe rastladı. Köpek, soluk soluğa yolun kıyısına kıvrılmış, yatıyordu. Bitkin bir görünümü vardı. Eşek, merakla köpeğin yanına yaklaştı.
Köpege:
        -Neden böyle soluk soluğasın arkadaş? diye sordu.
Köpek:
        -Sorma arkadaş, hiç sorma başıma geleni! diye sızlandı. Yıllardır hizmet ettiğim, evini. barkını koruduğum sahibim az kalsın öldürecekti beni. Artık çok yaşlandığım, gücüm kalmadığı için hiçbir işine yaramadığımı düşünüyor. Beni boş yere beslememek için öldürmeye kalktı. Eline koca bir sopa aldığı gibi üstüme yürüdü; baktım niyeti kötü, ben de tabana kuvvet kaçtım. Öyle de gücüme gittiki sorma. Yalnız, şimdi de aldı beni bir düşünce, bundan sonra nasıl yaşayacağımı bilmiyorum....
Eşek:
        -Üzülme kardeş, dedi. Senin durumun da bana benziyor. Benim sahibimde, ona yıllarca hizmet ettikten sonra, yaşlandığım için beni kasaba vermeye kalkıştı. Ben de çiftlikten kaçtım. Şimdi de çalgıcı olmak için Bremen'e gidiyorum. İstersen sen de benimle gel. Birlikte bir müzik grubu oluşturur, böylece müzisyenlik yaparak yaşamımızı sürdürebiliriz.
        Eşeğin bu önerisini köpek sevinçle kabul etti. Böylece ikisi birlikte Bremen'e doğru yola koyuldular. Hem yürüdüler, hemde konuştular. Kendilerinin değerini bilmeyen sahiplerinden yakındılar.
        Eşek ile köpek, böyle konuşa konuşa giderken, bir süre sonra karşılarına bir kedi çıktı. Kedi oldukça kötü görünüyor ve çok üzğündü.
Eşek:
        -Neyin var kedi kardeş? diye sordu. Yoksa hastamısın? Çok üzgün ve keyifsiz görünüyorsun, dedi.
Kedi:
        -Ahhh, eşek kardeş, hiç sorma. Gerçekten çok üzgünüm, diye yanıtladı eşeği. Hayatım tehlikede olduğu için üzgünüm. Hanımım az kaldı yakaladığı gibi suda boğuyordu beni. Yaşlanmışım, işe yaramıyormuşum da ondan. Doğru, artık fare peşinde koşacak halim kalmadı. Ateşin önünde kıvrılıp pineklemekten başka bir şey gelmiyor elimden. Ama, bunca yıl hanımıma hizmet ettim, hepsi unutuldu gitti. Talih yardım etti, elinden kurtulup kaçabildim. Ama bundan sonra yaşamımı nasıl sürdürecegimi bilemiyorum.
Eşek:
        -Biz de senin durumundayız, diye yanıtladı kediyi. Eğer istersen, bizimle Bremen'e gel. Biz çalgıcı olmak için oraya gidiyoruz da. Siz kedilerin mırıl mırıl güzel türküler söylediğini bilmeyen yoktur. Böyle güzel türkü söylendikten sonra, neden aramıza katılmıyacaksın?
        Kedi, eşeğin bu önerisini sevinçle kabul etti ve onlara katıldı. Böylece eşek, köpek ve kedi Bremen'e gitmek üzere birlikte yürümeye başladılar. Bir süre sonra bir çiftliğin önüne geldiler. Bir horoz, çiftliğin bahçe kapısının üzerine çıkmış, uzun uzun ötüyordu. Üç arkadaş, hemen horozun yanına yaklaştılar.

 

 


Benzer İçerikler:

Çocuk Oyunları

Reklam
Şu anda 885 ziyaretçi çevrimiçi
Reklam