SINIFÖĞRETMENİM.COM

Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul, Lise Tüm Dersler © 2017 Üyelik Gerektirmez


Ertuğrul Bey'in babasının şimdiye kadar tarihlerimizin kaydettikleri gibi Süleymanşah olduğu şüpheli olup yeni araştırmalar neticesinde bunun Gündüzalp olması ihtimal dahilinde görülüyor(Behcet-ut-Tevarih'ten başlayarak Aşık Paşa zade, Neşri, Oruc Bey, Konyalı Mehmed bin Hacı Halil,İdris Bitlisi, Bayatı, Lutfi Paşa, Muhyiddin Cemali, ibn-i Kemal, Cenabı ve Hoca Sadeddin gibi eskimuverrihlerle Giese'nin neşrettiği Anonim tarihte Ertıığrui'un babası Suleymanşah gosterilmiş olup bu isim yukarıda saydığımız eserlerden naklen diğer tarihlerde de yer almıştır. Fakat Suleymanşah'ın Fırat nehri'ni gecerken boğulduğu ve orada defnedildiği ve Turk mezarı adı verildiğine dair olan hadisenin tarihi hakikatlere uygun olmadığı ve daha ziyade Anadolu Selcukilerinin ceddi Suleymanşah bin Kutulmış'ın macerasına benzediği goruluyor. Bilhassa yukarıda gosterilen kaynaklardan daha eski ve itimada şayan eserlerde Ertuğrul'un babası olarak Suleyman'ın yerine başka isim gosterilmesi bu meşhur rivayetin pek doğru olmadığım gostermektedir.)

Mahallî ananeye göre Ertuğrul'un validesi de Hayme ana'dır.( Haymcana İnegol'e tabi Domanic nahiyesinin Carşanba koyunde medl'un olup II. Abdulhanıid'in İradesiyle 1309 H./1892 M. de uzerine turbe yapılmıştır.)

Osmanlı kaynaklarına göre Kayılardan "olan aşiretin evvelâ Ankara'nın batısındaki Karacadağ havalisine yerleştirilip daha sonra Ertuğrul Bey'in zabtetmiş olduğu Söğüt, Domaniç ve Ermeni derbendi taraflarına geldikleri görülüyor. Ertuğrul Bey'in onüçüncü asrın son yansında hayatta olduğu klâsik tarihlerimizin kayıtlarından anlaşılmaktadır; bunun Söğüt taraflarını hangi tarihte işgal ettiği belli olmadığı gibi vefatı senesi de sarih olarak malûm değildir. Osmanlı vek ayin âmeleri 629 H./1231 M. de Selçuk hududunu tecavüz eden Rum İmparato-ru'na (îznik İmparatoru) karşı Alâüddin Keykubad'm yaptığı sefer esnasında Ertuğrul'un, Selçuk ordusunun akmcılığını yaptığını ve Rum ordusuna galebe edilen yere Sultanönü denildiğini ve sonra Moğolların hududu geçmeleri üzerine Sultan Alâüddin"in hemen o tarafa gitmek üzere buradan ayrıldığını yazıyorlarsa da böyle bir sefer ne mevcud Selçuknâmelerde ve ne de Bizans kaynaklarında vardır.( Bu hususa dair Tarih Encumeninin neşretmiş olduğu Osmanlı tarihinde (s 565) aşağıya hulasa ettiğim şu mutalea vardır: İznik İmparatorluğu ile Sel-cukilerin hududunda temadi eden müsademeler uzerine Sultan Alauddin Keykubad 1231'de bir ordu ile Sultanonu civarına gelmiş ve kendisine aşiret kuvvetleriyle Ertuğrul Bey iltihak etmiş ve Selcuk ordusunun oncu kuvveti kumandanı olan Ertuğrul Bey, Rum ordusu uzerine gidip iznik imparatoru Teodor Laskaris'in Rumeli'den yardımına cağırdığı Aktav Tatarlariyle karşılaşmışlar, Yenişehir sahrasında harb yapılarak, uc gun surmuş olan muharebede İmparator kuvvetleri bozulmuş muharebede Ert uğr ul'un kahramanlıkları gorulmuş ve bunun neticesinde Sultan Alauddin Karacahisar'ı vergi mukabilinde nufuzu altına alnuş ve henuz o tarafta bulunduğu sırada Moğolların hududu gecmesi uzerine cebheden ayrılmıştır.)

Yine Osmanlı kaynaklarına göre bu zaferi müteakib Ertuğrul Bey Karacahisar daha sonra Söğüt'ü zabt etmiş ve Bilecik Rum beyini de vergiye bağlamış ve Selçuk Sultanı da mülk olarak Söğütlü Ertuğrul Bey'e vermiştir.( Meşhur geleneğe gore Ertuğrul Bey, Pasinler''den kalkarak kendisine verilen Karacadağ'a.

gelirken mevkii belli olmayan bir mahalde Selcuk ve Moğol kuvvetlerinin muharebe ettiklerini gormuş, zayıf tarafa yani Selcuki-lere yardım etmek suretiyle onların galebelerini temin etmiş. Osmanlı tarihlerinin birbirlerinden naklettikleri bu rivayet Neşri tarihVnde nakledildiği halde Aşık Paşa zade'de yoktur. ve tarihi hadiselerle de tetabuk etmemektedir; fakat tamamen uydurma zan etmek de hatalı olur; cunku

Kayıların Doğu Anadolu'da (Pasin ovasında) bulundukları sırada Moğolların Anadolu'ya ilk girişlerinde o taraflarda boyle bir hizmet etmiş olmaları hatıra gelirse de Moğolların taarruz larımn 1236 da oluşuna ve o tarihlerden evvel Ertuğrul'un batı hududunda bulunduğu bir evvelki nottaki kayıttan anlaşıldığından bu rivayetlerin hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğu kestirilenlemektadir,)

Üçüncü Giyasüddin Keyhusrev (1264—1283) Cimrî vakasından sonra hududa geldiği zaman Kayı aşiretinin beyi olan Ertuğrul Bey sultanın hizmetine varıp kendisini selâmlayarak hediyelerini takdim etmişti . 1279 senesine tesadüf etmekte olan bu geliş Ertuğrul'un

Uc'ta aşiret beyi olduğunu göstermektedir. Osmanlı kaynakları Ertuğrul'un doksan yaşını geçmiş olduğu halde 680 H./1281 M. veya 687 H./1288 M. de vefat ettiğini yazarlar

86. Kabrinin kendisinin zabt etmiş olduğu Söğüt'te bulunması, Kayıların o havaliye hâkim olup buraları yurtedindiklerini sarih olarak göstermekte ve sonradan imparatorluk olan Osmanlı devletinin çeğirdeğinin Karacadağ, Söğüt ve Domaniç taraflarında olduğu bilinmektedir. Şu halde Ankara civarında Karacadağ taraflarına yerleştirildiklerini gördüğümüz bir kısım Kayı aşireti Ertuğrul'un hayatında daha batıya giderek kışlak olarak Söğüt’de ve yaylak olarak da Domaniç’e yerleşmişlerdi.

Behcet-ut-Tevarih ile Cenabı", Karamanı Nişancı Mehmed Paşa tarihleri Ertuğrul'un vefatını 1287 ve

1289 olarak gostermekte iseler de ekseriyetle 680 II. 1281 M. de vefatı kabul edilmiştir. Neşri, olumunde doksan uc yaşında olduğunu beyan ediyor. Frances (Bon taVı s. 77) Osman Bey'in babasının yerine 1265'de gectiğini yazar.

Kaynak: İsmail Hakkı Uzunçaşılı



Benzer İçerikler:

Çocuk Oyunları

Reklam
Şu anda 778 ziyaretçi çevrimiçi
Reklam