SINIFÖĞRETMENİM.COM

Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul, Lise Tüm Dersler © 2018 Üyelik Gerektirmez


Kalıtım ve Çevre İlişkisi

Yapılan araştırmalar, bireylerin sahip oldukları özelliklerin bir çoğunun kalıtım ve çevrenin ortak ürünü olduğunu belirlemiştir.

Canlılarda değişmeden kalan ve nesilden nesile devam eden özelliklere kalıtsal karakter denir. Saç ve göz rengi, kan grubu, altı parmaklılık, dil yuvarlama vb. özellikler kalıtsal karakterdir.

Canlıların yaşadıkları ve nesillerini devam ettirebildikleri doğal ortama çevre denir. Sıcaklık, ışık, nem, besin ve çeşitli mekanik etkiler çevre koşullarından bazılarıdır. Çevre, kalıtımın şekillenmesini ve kalıtsal özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Ancak yeni bir kalıtsal özellik oluşturamaz. Çevrenin etkisiyle edinilen özellikler kalıtsal değildir. Canlının yalnız fenotipinde değişikliğe neden olur. Örneğin bitkilerde yeşil renkli olmalarını sağlayan genler vardır. Fakat karanlık, bu genlerin kontrol ettiği proteinin sentezlenmesini engeller. Böylece karanlık çevrede bitkilerin yapraklarının renksiz ya da açık yeşil olduğu görülür. Aynı bitkiyi güneşli ortama koyduğunuzda yapraklarının zamanla yeniden yeşil renk aldığım gözlemlersiniz.

Aynı genotipe sahip olduğu halde, farklı çevrelerde yetiştikleri için fenotipi farklılık gösteren tek yumurta ikizleri, çevrenin kalıtıma etkisine iyi bir örnektir.

Modifikasyon

Çevresel koşulların etkisiyle canlının dış görünüşündeki değişikliklere modifikasyon denir. Sıcaklık, ışık, nem ve besin çevre koşullarından bazılarıdır. Modifikasyonlar vücut hücrelerinde oluştuğu için kalıtsal değildir yani yeni döllere geçmez.

Bir insanın gelişimi sırasında boyu, zekası, sağlığı vb. özellikleri ebeveynlerinden aldığı genler tarafından belirlenir. Ancak çevre koşullan bu özelliklerin üzerine etki eder. Zeka, konuşabilme, resim ve müzik yeteneği kalıtsal olmasma karşın eğitimin etkisiyle farklılaşabilir. Beslenme ve spor boy uzunluğunu etkileyen çevresel etkenlerdendir.

Bir insanın yazın güneşte ten renginin koyulaşması modifikasyona örnek olarak verilebilir. Fakat bu koyu ten rengi çocuklarına geçmez. Çünkü vücut hücrelerinde meydana gelmiştir ve geçicidir.

Mutasyon

Daha önceki konulardan, DNA’mn nasıl kendini eşlediğini öğrenmiştiniz. Genelde DNA hatasız olarak kendini eşler. Ancak, DNA eşlemesi sırasında çok az da olsa hata oluşabilir. Bu hata, oluştuğu DNA bölümündeki gen yapışım da değiştirir. Genlerde meydana gelen bu değişmelere mutasyon, mutasyona uğrayan gene de mutant gen denir. Bireyin vücut hücrelerinde oluşan mutasyonlar sadece bireyi etkilerken, üreme hücrelerinde oluşan mutasyonlar gelecek kuşaklara aktarılabilir yani kahülır.

Mutasyonlar her durumda oluşmaz. Sıcaklık, bazı kimyasal maddeler, radyasyon, asitlik ve bazlık derecesi gibi genlerde mutasyonlara neden olan etkenlere mutajen denir.

Sıcaklık : Sıcaklık artışı ile genlerde hata oranı yükselebilir. Ateşli hastalıklar mutasyona yol açabilir.

Kimyasal maddeler : Nitrik asit, formaldehit, civa, zehirli gazlar, alkol, sigara, uyuşturucular, DDT vb. maddeler hücrelerle etkileşim içinde kalırsa mutasyon oranı artabilir. Bitkilerde kullanılan aşın ve bilinçsiz gübrelemeyle hormon uygulamalarının da olumsuz etkileri görülür. Yakıcı, boğucu, zehirleyici vb. gazlar kimyasal silah olarak kullanıldığında ölümlere ve çok zararlı mutasyonlara neden olmaktadır.

Asitlik ve bazlık derecesi: Asitlik ve bazlık dengesinin değişmesi, moleküllerin kimyasal yapılarını bozduğu için olumsuz etkiler oluşturur.

Radyasyon : X, gama, beta ve mor ötesi ışınlan gibi yüksek eneıjili ışınlar mutasyon­lara yol açabilir.

Yukanda sayılan mutajenlere işlenmiş besinlerdeki katkı maddeleri ve hava kirliliği gibi çevresel etkenleri de dahil edebiliriz.

Mutasyonlar organizma için genel olarak zararlı ve öldürücüdür. Fakat yararlı mutasyonlar da vardır. Mutajenler bazen anneden gelen yumurta hücresini ya da babadan gelen sperm hücresini etkileyerek oluşacak yeni canlıda mutasyonlara yol açar. Yani, yeni canlının oluşumu için zigotta bir araya gelen bilgilerde hata olur. Örneğin albinoluk, hemofili ve orak hücreli anemi mutasyon sonucu ortaya çıkmıştır. Bazen üreme hücreleri değil de gelişmekte olan embriyo hücreleri etkilenir. Yani üreme hücreleriyle anne babadan canlıya doğru bilgiler iletildiği halde embriyoda oluşan mutasyon sonucu doğum izleri, tavşan dudak gibi özellikler oluşabilir.

Hayvanlarda da mutasyonlar görülür. Van kedisinin iki gözünün farklı renkte olması, keçilerde dört boynuzluluk da mutasyon sonucu oluşur.

Mutasyonlar, canlıların belirli bir çevrede yaşama ve üreme şansım arttıran özellikler de kazandırabilir. Örneğin hemofili geni bulunduran taşıyıcı bir annenin hemofili geninin normal gene dönüşmesini sağlayabilir. Böylece anne, çocuğuna hemofili geni değil, normal gen vererek çocuğunun yaşama şansım arttırır.

Faydalı mutasyonlar yeni kalıtsal özelliklerin oluşmasma neden olur. Bu durum çok uzun bir süre sonunda bir türden alt türlerin oluşmasma neden olabilir. Bu şekilde canlıların çeşitliliği artar.

Canlıların Çeşitliliği

Ortak özelliklere sahip, ortak bir atadan gelen ve doğal ortamlarda eşleşerek verimli döller veren canlı topluluğuna tür denir. Örneğin dünyadaki bütün insanlar aynı türün bireyleridir. Bütün ev kedileri de tek bir türü oluşturur. At ile eşek çiftleştiklerinde üreme özelliği olmayan yani kısır olan katır adı verilen tür melezi oluşur. Oluşan döl kısır olduğuna göre atla eşeğin aynı türden olduğunu söyleyemeyiz.

Aynı tür içinde bazı özellikler bakımından bireyler çeşitlilik gösterebilir. Bunların bir bölümü modifikasyonlar sonucu oluşmuş kalıtsal olmayan çeşitliliklerdir. Bir bölümü ise nesilden nesile aktarılan kalıtsal özelliklerdir.

Bir ailedeki çocukların anne babalarına ve birbirlerine benzer ve farklı yanlan vardır. Benzerliklerin nedeni her iki ebeveynden gelen genlerin kalıtımıdır. Farklılıklar ise aynı türe özgü bireylerin arasındaki çeşitliliğe örnektir.


Deniz kıyılarında bulunan yumuşakçalardan neriteslerin kabuklarının renk ve desenlerindeki farklılık tür içinde çeşitliliğe bir başka örnektir. Tür içi çeşitliliğe neden olan farklılıklar bazen gözle görülemeyecek kadar küçük olabilir ama canlının yaşama şansını artırmada büyük önemi vardır.




Benzer İçerikler: